“Toprağın Hafızası, Emeğin Gücüyle Türkiye Şeker Sanayi Bir Asırdır Geleceğin Üretim Medeniyetini İnşa Ediyor”
Bazı sektörler vardır; yalnızca üretim yapmaz, bir milletin istikbalini de şekillendirir. Türkiye şeker sanayi de böylesi müstesna bir üretim alanı ve emek sahasıdır. Şeker fabrikaları sadece pancarın şekere dönüştüğü tesisler değil; aynı zamanda toprağın akılla, emeğin stratejiyle ve üretimin ülkemiz iradesiyle buluştuğu büyük bir kalkınma mimarisidir. İçinde bulunduğumuz bu dönemde Türkiye şeker sektörünün 100. yılını idrak ederken, bir sanayinin zaman içindeki tekâmül yolculuğu kadar, aziz bir milletin üretim iradesinin asırlık direncini de selamlıyoruz. Bundan tam bir asır önce atılan bu devasa adım, basit bir sanayi yatırımı değildi. O adım, ekonomik bağımsızlığın üretim üzerinden kurulabileceğini ilan eden tarihî bir kararlılıktı. Cumhuriyet’in kurucu aklı, Anadolu’nun kadim topraklarında yükselen şeker fabrikalarıyla yalnızca bir üretim zinciri kurmamış; aynı zamanda kırsal kalkınmanın, sosyal devlet anlayışının ve milli ekonominin omurgasını inşa etmiştir.
Bugün ise dünya bambaşka bir eşikten geçmektedir. Pandemiyle sarsılan küresel tedarik zincirleri, enerji krizleri, devam eden bölgesel çatışmalar, savaşlar ve giderek sertleşen jeopolitik rekabet, üretimin anlamını yeniden tanımlamıştır. Artık üretim tek başına ekonomik büyümenin bir unsuru değildir; aynı zamanda devletlerin direnç kapasitesini, toplumların refahını ve ülkelerin stratejik bağımsızlığını belirleyen bir güvenlik meselesidir. Bu nedenle şeker sanayimizin geleceği maliyet hesaplarının dar çerçevesinin çok ötesinde stratejik aklın, ülkemiz tercihinin ve kararlılığının geniş ufkunda değerlendirilmelidir.
Bu noktada Türkşeker’in rolünü üretim kapasitesiyle ölçmek asla yeterli değildir. Türkşeker, devletin ekonomideki düzenleyici gücünün, toplumsal sorumluluk anlayışının ve kriz anlarında ortaya çıkan güvence mekanizmasının en somut temsilidir. Yaşanan zorlu koşullarda, stratejik sektörlerde kamu varlığının yalnızca üretimi değil; istihdamı, gıda güvenliğini ve toplumsal dayanışmayı da koruyan bir güvenlik kalkanı olduğunu açık biçimde göstermiştir.
Öte yandan küresel rekabetin yeniçağında üretim artık teknoloji, veri yönetimi ve dijital kapasiteyle de şekillenmektedir. Yapay zekâ destekli planlama sistemleri, akıllı üretim altyapıları ve veri temelli karar mekanizmaları sanayinin yeni standardını belirlemektedir. Ülkemiz şeker sektörünün yeni yüzyılını da bu dönüşümün gerektirdiği güçlü teknolojik altyapıyla şekillendirmesi gerekmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki üretimin gerçek gücü makinelerde değil, o makineleri çalıştıran insan emeğinde ve bilgisinde hayat bulur. Şeker sanayimizin yüz yıllık başarısının arkasındaki en büyük güç; tarlalarda üretimi sürdüren çiftçilerimizin, fabrikalarda gece gündüz çalışan işçilerimizin ve bu büyük yapıyı ayakta tutan teknik kadroların, Sendikamızın, sanayi yöneticilerimizin emeğidir. Yeni yüzyılda şeker sektörünün en önemli güvencesi de yine bu insan kaynağı olacaktır. Dijital dönüşüm, teknolojik modernizasyon-yatırım ve sürdürülebilir üretim hedefleri ancak sosyal diyalogla, adil geçiş stratejisiyle, çalışanların bilgi ve yetkinliklerinin geliştirilmesiyle anlam kazanacaktır. Çünkü güçlü sanayi, ancak güçlü emekle mümkündür.
Bugün iklim değişikliği ve küresel belirsizlikler tarımsal üretimden sanayiye kadar her sürecin yeniden dönüşümünü zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle pancar üretiminden fabrikalardaki üretim süreçlerine kadar uzanan bütün zincirlerde çevresel değişimlere mukavemetli sürdürülebilirlik, verimlilik ve stratejik planlama anlayışı güçlendirilmelidir.
Şeker-İş Sendikası olarak bizler, Türkiye şeker sektörünün ikinci yüzyılına girerken daha güçlü bir üretim altyapısına, daha ileri teknolojiye, donanımlı ve nicel olarak yeterli insan kaynağına sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Kuşku yok ki, küresel ölçekte doğal içerik talebinin yükseldiği bu dönemde, yerli üretimi koruma altına alan, üreticiyi güçlendiren, çalışanların emeğini güvence altına alan, piyasanın denetimini titizlikle sağlayan ve sektörün geleceğini güvenli koşullara teslim eden bir üretim vizyonu, yalnızca sanayimizin değil ülkemizin de geleceği açısından hayati önem taşıyacaktır. Türkiye’nin üretim hafızası olarak şeker sektörü tarımdan hayvancılığa, gıdadan enerjiye ve birçok alanda geniş yan ürün yelpazesiyle vadettiği potansiyeli her yönüyle kullanılmayı hak etmektedir. Yanı sıra, Türkşeker makine fabrikaları, şeker sanayimizin üretim ve bakım süreçlerinde vazgeçilmez bir stratejik güç olarak faaliyet göstermekte; hem yerli üretim kapasitesiyle şeker fabrikalarının ihtiyaçlarını karşılamakta hem de enerji, çimento ve petrokimya sektörlerine yüksek teknoloji çözümleri sunmaktadır.
Şeker-İş Sendikası olarak Türkiye şeker sektörünün 100. yılını gururla kutlarken; bu büyük mirası emeğiyle, bilgisiyle, fedakârlıklarıyla yaşatan tüm kıymetli sektör çalışanlarını, üreticileri ve sektör paydaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz. Uzun yıllar boyunca emek ve kararlılıkla sektörün haklarını savunan, çok yönlü mücadeleler yürüten, hukuku her zaman önceleyen, işçisinin alın terini koruyan ve üretimin her aşamasında adaleti gözeten bir sendika olarak, geçmişten bugüne taşıdığımız sorumluluğu daha güçlü bir geleceğe taşımaya devam edeceğimize yürekten inanıyoruz.
Sanayimizin 100 yıllık onurlu tarihinde emeği geçen tüm kurucu liderlerimizi, ülkemiz Şeker Fabrikaları’nın kuruluşuna öncülük eden devlet adamlarımızı, sendikamıza gönül vermiş ve sanayimizin üretimden yönetim kademelerine kadar her kademesinde alın teri döken tüm çalışanları, sektörümüzün inşasında katkısı olan herkesi derin bir saygı ve minnetle yâd ediyoruz. Bugün aramızda olmayanlara Yüce Allah’tan rahmet; sağ olanlara ise sağlık, huzur ve başarı dolu günler diliyoruz. Şeker sanayimizin bir asırlık mirasını geleceğe taşırken, emeğin ve alın terinin kutsallığını daima yüreğimizde yaşatacağımızı bir kez daha haykırıyor, Türkiye şeker sanayisinin yeni yüzyılının; üretimde kudretini, stratejilerde vizyoner derinliğini ve gelecekte güvenini tescilleyeceğine yürekten inanıyoruz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
Saygılarımla,
İsa GÖK
Genel Başkan



