ILO: “YAPAY ZEKÂ KADINLARIN İŞLERİNİ DAHA FAZLA ETKİLEYEBİLİR”

ILO: “YAPAY ZEKÂ KADINLARIN İŞLERİNİ DAHA FAZLA ETKİLEYEBİLİR”

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayımlanan yeni bir araştırma notu, üretken yapay zekânın (ÜYZ-GenAI) işgücü piyasaları üzerindeki etkilerinin kadınlar ve erkekler açısından ciddi farklılıklar gösterebileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre kadınların çoğunlukta olduğu meslekler, erkeklerin daha yoğun olarak tercih ettiği mesleklere kıyasla YZ teknolojilerinin yaratacağı etkilere daha yüksek düzeyde maruz kalma riski altında. 84 ülkeyi kapsayan araştırmanın sonuçlarına göre kadınların çoğunlukta olduğu meslek gruplarında ÜYZ’ye maruz kalma oranı erkeklerin çoğunlukta olduğu meslek gruplarına kıyasla neredeyse iki kat daha fazla (%29’a karşı %16).

 Bunun temel nedeninin, kadınların daha çok büro işleri, idari görevler ve iş destek hizmetleri gibi otomasyona daha açık mesleklere yoğunlaşması olduğu ifade ediliyor. Buna karşın kadınlar ÜYZ ve teknoloji alanındaki işlerde yeterince temsil alanı bulamıyor ki bu da ortaya çıkan yeni fırsatlara erişimlerini sınırlıyor. Öte yandan erkeklerin yoğun olarak yer aldığı inşaat, üretim, sanayi ve teknik alanlarda YZ’nin doğrudan otomasyon etkisinin daha sınırlı olduğu görülüyor.

Araştırma kapsamında değerlendirilen ülkelerin %88’inde kadın çalışanların ÜYZ teknolojilerinin olumsuz etkilerine maruz kalma düzeyi erkeklere kıyasla daha yüksek olarak ölçülmüş durumda. En yüksek seviyeler (kadın çalışanların %40' ından fazlası) Pasifik ve Karayipler 'deki küçük ada ülkelerinde, İsviçre ve Birleşik Krallık gibi Avrupa ülkelerinde ve Filipinler 'de görülüyor. Bu durum kadınların hizmet sektöründe daha aktif rol alması ve bu ekonomilerde ÜYZ' nin hızla yaygınlaşmasıyla açıklanıyor.

Öte yandan araştırmada YZ’nin yeni istihdam fırsatları yaratma potansiyeline de işaret ediliyor. Teknolojinin büyük yer tuttuğu sektörlerde yeni meslek alanlarının ortaya çıkması beklenirken, kadınların da bu fırsatlardan eşit şekilde yararlanabilmesi için STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) ve YZ alanlarında daha fazla temsil edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Araştırma verilerine göre kadınlar hâlihazırda küresel düzeyde YZ ile ilgili işgücünün sadece %30’unu oluşturuyor.

 ILO tarafından incelemeye alınan 436 mesleğin %19’unun kadın ağırlıklı, %20’sinin erkek ağırlıklı ve %61’inin ise karma yapıda olduğu ortaya koyuldu, bu bağlamda kadınların daha çok sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve büro işleri gibi alanlarda yoğunlaştığı ve erkeklerin de inşaat, mühendislik, teknoloji, güvenlik, ulaştırma ve tarım gibi sektörlerde daha fazla temsil edildiği belirtiliyor.

Bu durum işgücü piyasasında mesleki cinsiyet ayrışmasının sürdüğünü gösteriyor. Söz konusu ayrışmanın yapısal nedenlerine de dikkat çeken araştırmada sosyal ve hukuki normların kadınların eğitim ve meslek tercihlerini etkilemeye devam ettiği belirtilirken, birçok ülkede kadınların belirli sektörlerde çalışmasını sınırlayan düzenlemelerin hâlâ yürürlükte olduğu ifade ediliyor.

 Dünya Bankası verilerine göre 2023 yılı itibarıyla 21 ülkede kadınların gece çalışması sınırlandırılırken 49 ülkede tehlikeli işlerde çalışmaları yasaklanmış durumda, 65 ülkede ise kadınların erkeklerle aynı sektörlerde çalışmasına kısıtlamalar getiriliyor. Bu tür düzenlemelerin işgücü piyasasında verimlilik ve yenilik kapasitesini de olumsuz etkilediği değerlendiriliyor.

Tüm bunların yanında kadınların daha çok bakım hizmetleri veya tekrarlayan görevlerin söz konusu olduğu işlerde çalışmaya yatkın oldukları ve bilim ya da teknoloji alanlarında daha az başarılı olabileceği yahut liderlik potansiyellerinin sınırlı olduğu yönündeki yaygın algılar da kadınların meslek seçimlerini ve kariyer planları ile karşılaştıkları fırsatları doğrudan etkiliyor.

Bu tür kalıpların dışına çıkılması ve kadınların teknoloji ve YZ alanlarında daha fazla temsil bulması dijital dönüşüm sürecinin daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir şekilde ilerlemesi açısından kritik önem taşıyor. ILO’ya göre teknolojik dönüşümün kapsayıcı bir biçimde yönetilmesi adına mesleki ayrışmayı azaltan politikalar, beceri geliştirme programları, bakım hizmetlerini destekleyen politikalar ve cinsiyete duyarlı dijital dönüşüm stratejileri büyük önem arz ediyor.

Kaynak: ILO (2026), Gen AI, Occupational Segregation and Gender Equality in the World of Work, Research Brief, 5 March 2026.



Sayaç: 4