8 Mart Dünya Kadınlar Günü; kadınların yüzyıllardır süregelen hak, adalet ve eşitlik arayışının güçlü bir sembolüdür. Bu tarih, 1857 yılında daha insanca çalışma koşulları ve eşit haklar talebiyle ayağa kalkan kadın işçilerin kararlılığını ve bedel ödeyerek yazdıkları direniş destanını hatırlatmaktadır. O günden bugüne kadınlar; azimleri, üretkenlikleri ve cesaretleriyle yalnızca kendi kaderlerini değil, toplumların geleceğini de şekillendirmiştir.
Çalışma hayatında adaletin tesisi ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması noktasında sendikalar hayati bir role sahiptir. Kadınların örgütlü gücü; iş yerlerinde hakkaniyetli bir düzenin kurulmasının en sağlam dayanağıdır. Eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi, kreş ve bakım haklarının güvence altına alınması, doğum ve ebeveyn izinlerinin güçlendirilmesi ile şiddet ve tacize karşı etkin önlemlerin alınması; kadın emeğinin görünür ve değerli kılınmasının temel şartlarıdır. Bu kazanımlar, aynı zamanda toplumsal eşitliğin de teminatıdır.
Kadın; hayatın her alanında üretimin, şefkatin ve direncin temsilcisidir. Ailede sevginin kaynağı, çalışma yaşamında emeğin gücü, toplumsal yaşamda değişimin öncüsüdür. Eğitimden sanayiye, bilimden yönetime kadar her alanda üstlendikleri sorumluluklarla daha güçlü bir yarın inşa etmektedirler. Kadınlarımızın katkısı olmadan ne gerçek bir kalkınma sağlanabilir ne de sürdürülebilir bir toplumsal gelişmeden söz edilebilir.
Bu anlamlı gün vesilesiyle; alın teriyle üreten, emeğiyle değer katan, fedakârlığıyla topluma güç veren tüm emekçi kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten duygularımla kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum.
Çalışma hayatında adaletin tesisi ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması noktasında sendikalar hayati bir role sahiptir. Kadınların örgütlü gücü; iş yerlerinde hakkaniyetli bir düzenin kurulmasının en sağlam dayanağıdır. Eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi, kreş ve bakım haklarının güvence altına alınması, doğum ve ebeveyn izinlerinin güçlendirilmesi ile şiddet ve tacize karşı etkin önlemlerin alınması; kadın emeğinin görünür ve değerli kılınmasının temel şartlarıdır. Bu kazanımlar, aynı zamanda toplumsal eşitliğin de teminatıdır.
Kadın; hayatın her alanında üretimin, şefkatin ve direncin temsilcisidir. Ailede sevginin kaynağı, çalışma yaşamında emeğin gücü, toplumsal yaşamda değişimin öncüsüdür. Eğitimden sanayiye, bilimden yönetime kadar her alanda üstlendikleri sorumluluklarla daha güçlü bir yarın inşa etmektedirler. Kadınlarımızın katkısı olmadan ne gerçek bir kalkınma sağlanabilir ne de sürdürülebilir bir toplumsal gelişmeden söz edilebilir.
Bu anlamlı gün vesilesiyle; alın teriyle üreten, emeğiyle değer katan, fedakârlığıyla topluma güç veren tüm emekçi kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten duygularımla kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum.
Saygılarımla;
İsa GÖK
İsa GÖK



