“TOPRAĞIN NAMUSU, EMEĞİN MAYASI: ŞEKER-İŞ’İN 63. KURULUŞ YILI KUTLU OLSUN”
“Bundan tam 63 yıl önce, 4 Şubat günü bir tohum düştü bu topraklara. O gün sadece bir sendikanın temeli atılmadı; bu ülkenin fabrikalarına, sanayisine, tarlalarına ve sofralarına dürüstlüğün, direncin ve aidiyetin "mayası" çalındı.
Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçiler Sendikası’nın hikâyesi, hiçbir zaman sadece bir hak arama mücadelesi olmamıştır. Bu hikâye; sabahın seherinde fabrika düdüğüyle uyananların, pancar kokusunu memleket kokusuyla bir tutanların hikâyesidir. Bizim mayamızda, "Fabrika kuran fabrikaların disiplini, Anadolu’nun kadim sabrı ve işçinin sarsılmaz onuru vardır.
Bizi bugünlere getiren ne sadece binalarımız ne de tüzüklerimizdir. Bizi ayakta tutan; özelleştirme fırtınalarına karşı göğsümüzü siper ettiğimiz o devasa bacalar, "Şeker Vatandır" diyerek kurduğumuz o sarsılmaz barikattır. Küresel lobilerin şekerimize göz diktiği, yerli üretimin kuşatıldığı her dönemde; biz sadece işçimizi değil, üreticimizi, sektörden nasiplenenleri, toprağımızı ve çocuklarımızın geleceğini savunduk. Biz, kökü derinde bir çınar gibi rüzgâra eğilmedik; çünkü gücümüzü toprağın altındaki o gizli kahramanlardan aldık.
Tarladan sofraya uzanan süreçte sağlıklı gıdaya erişimi temel bir insan hakkı olarak gören Şeker-İş Sendikası, yerli üretimin korunması ve sürdürülebilir gıda politikalarıyla hem çalışanlarının refahını hem de toplumun genel faydasını gözeterek Türkiye’nin gıda geleceğinde öncü bir paydaş olmayı sürdürmektedir. Sendikamız, Türkiye’de sendikacılığın sadece bir "ücret pazarlığı" olmadığını kanıtlayan en somut örnektir. Bizim için başarı; sadece rakamlar değil, kapanmayan bir fabrikanın tüten bacasıdır. Bizim için zafer; bir işçinin çocuğunun geleceğe güvenle bakmasıdır. Bilimi rehber, alın terini sermaye, vatan sevgisini ise pusula kabul eden bu anlayış, bugün tüm Türkiye’ye örnek olan o sarsılmaz duruşun kaynağıdır.
63 Yıllık Sözümüzdür!
Bugün 63. yılımızı kutlarken; geçmişin omuzlarımıza yüklediği o ağır yükün sorumluluğunun farkındayız. Mayamız tutmuştur; çünkü biz bu toprağa sadece şeker değil, sağlıklı, sürdürülebilir gıda ile birlikte kardeşlik ve mücadele ruhunu da ektik.
Gelecek yüzyıllarda da; pancarın beyazında, işçinin mavisinde ve Türk bayrağının kırmızısında buluşmaya devam edeceğiz. Bu stratejik kale yıkılmayacak, fabrikalarımız üretmeye devam edecek, mücadelemiz hiç bitmeyecektir!
Şeker-İş Sendikası’nın 63. yılını en içten duygularımla kutluyor, bugün ulaştığımız bu sarsılmaz mertebeyi; ömürlerini şeker işçisinin davasına vakfeden, bu yolu ilk adımlarıyla aşındıran kurucularımızı ve bayrağı devredip ebediyete intikal eden tüm emek kahramanlarımızı rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Ruhları şad olsun. Mirasları emanetimizdir.”
Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçiler Sendikası’nın hikâyesi, hiçbir zaman sadece bir hak arama mücadelesi olmamıştır. Bu hikâye; sabahın seherinde fabrika düdüğüyle uyananların, pancar kokusunu memleket kokusuyla bir tutanların hikâyesidir. Bizim mayamızda, "Fabrika kuran fabrikaların disiplini, Anadolu’nun kadim sabrı ve işçinin sarsılmaz onuru vardır.
Bizi bugünlere getiren ne sadece binalarımız ne de tüzüklerimizdir. Bizi ayakta tutan; özelleştirme fırtınalarına karşı göğsümüzü siper ettiğimiz o devasa bacalar, "Şeker Vatandır" diyerek kurduğumuz o sarsılmaz barikattır. Küresel lobilerin şekerimize göz diktiği, yerli üretimin kuşatıldığı her dönemde; biz sadece işçimizi değil, üreticimizi, sektörden nasiplenenleri, toprağımızı ve çocuklarımızın geleceğini savunduk. Biz, kökü derinde bir çınar gibi rüzgâra eğilmedik; çünkü gücümüzü toprağın altındaki o gizli kahramanlardan aldık.
Tarladan sofraya uzanan süreçte sağlıklı gıdaya erişimi temel bir insan hakkı olarak gören Şeker-İş Sendikası, yerli üretimin korunması ve sürdürülebilir gıda politikalarıyla hem çalışanlarının refahını hem de toplumun genel faydasını gözeterek Türkiye’nin gıda geleceğinde öncü bir paydaş olmayı sürdürmektedir. Sendikamız, Türkiye’de sendikacılığın sadece bir "ücret pazarlığı" olmadığını kanıtlayan en somut örnektir. Bizim için başarı; sadece rakamlar değil, kapanmayan bir fabrikanın tüten bacasıdır. Bizim için zafer; bir işçinin çocuğunun geleceğe güvenle bakmasıdır. Bilimi rehber, alın terini sermaye, vatan sevgisini ise pusula kabul eden bu anlayış, bugün tüm Türkiye’ye örnek olan o sarsılmaz duruşun kaynağıdır.
63 Yıllık Sözümüzdür!
Bugün 63. yılımızı kutlarken; geçmişin omuzlarımıza yüklediği o ağır yükün sorumluluğunun farkındayız. Mayamız tutmuştur; çünkü biz bu toprağa sadece şeker değil, sağlıklı, sürdürülebilir gıda ile birlikte kardeşlik ve mücadele ruhunu da ektik.
Gelecek yüzyıllarda da; pancarın beyazında, işçinin mavisinde ve Türk bayrağının kırmızısında buluşmaya devam edeceğiz. Bu stratejik kale yıkılmayacak, fabrikalarımız üretmeye devam edecek, mücadelemiz hiç bitmeyecektir!
Şeker-İş Sendikası’nın 63. yılını en içten duygularımla kutluyor, bugün ulaştığımız bu sarsılmaz mertebeyi; ömürlerini şeker işçisinin davasına vakfeden, bu yolu ilk adımlarıyla aşındıran kurucularımızı ve bayrağı devredip ebediyete intikal eden tüm emek kahramanlarımızı rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Ruhları şad olsun. Mirasları emanetimizdir.”
Saygılarımla;
İsa GÖK
Genel Başkan
İsa GÖK
Genel Başkan



