GENEL BAŞKANI İSA GÖK: ŞEKER-İŞ’İN 60. KURULUŞ YILINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

TÜRKİYE GIDA VE ŞEKER SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI(ŞEKER-İŞ) GENEL BAŞKANI İSA GÖK’ÜN ŞEKER-İŞ’İN 60. KURULUŞ YILINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

Şeker ve gıda sektöründe bağlılığın, birlikteliğin, emeğin, vefanın ve çalışma hayatının sembolü olan Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikamız’ın (ŞEKER-İŞ) 60. Kuruluş yılına ulaşmanın bir kez daha haklı gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

İlk olarak 1 Şubat 1953 tarihinde Şeker Sanayii İşçi Hareketi'ne yeni bir güç katan "Türkiye Şeker Sanayii İşçi Sendikaları Federasyonu" ile başlayan mücadelemiz Türk-İş Konfederasyonu'nun kabul ettiği teşkilatlanma programına uygun olarak milli sendika kurma kararına dayanarak 4 Şubat 1963 tarihinde Şeker-İş Sendikası olarak resmen kurulmuştur.

İşte o yıllardan bu güne şeker sektörünün, dolayısıyla şeker fabrikalarının varlığına katkıda bulunabilmek adına elinden gelenin en iyisini yapabilme çabasıyla, koşuşturma içerisinde geçen, başarıları, başarısızlıkları, mutlulukları belki de mutsuzlukları olan ama mesleğin ve hayatın getirdiği zorluklara direnen uzun bir süreç yaşadık.

Bugün geldiğimiz noktada özelleştirmeler sonrası şeker üretim ve tüketiminden tutun da, şeker fiyatlarının, şekere yönelik yan ürünlerin ve şekere alternatif olarak sunulan nişasta bazlı şekerlerin hatta ülkemizde üretimi olmamasına rağmen her geçen yıl yoğun bir şekilde ithal edilen Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcıların yer aldığı ve çok sayıda etkenin birbirleriyle sürekli etkileşim içerisinde olduğu, neo-liberal şeker piyasasının tam anlamıyla dünya genelinde etkin olduğu bir dönemi yaşıyoruz.

Şeker sanayiinin hammaddesi olarak Türkiye ekonomisi içerisinde belirgin bir ağırlığa sahip olan şeker pancarı, işçisinden üreticisine ve yan sektörlerle tüm tüketici kesimleri de ilgilendiren stratejik ve politik bir ürün olmasının yanı sıra Türkiye’de tarım ve sanayi arasındaki etkileşimin sürdürülebilirliğini devam ettirebilmesi açısından da oldukça önem taşımaktadır.

Şekerde ‘Olağanüstü Hal’ İlan Edilmeli

Açıkçası Türkiye, her zaman ifade ettiğimiz üzere başta gıda ürünleri olmak üzere stratejik bir ürün olan şeker pancarı ve şeker sektöründe ‘OLAĞANÜSTÜ HAL’ ilan etmelidir.

Bu nasıl gerçekleşecektir? Şeker sektörünün yapısal derin sorunlarına bugün girmek istemiyorum.  Ancak, özellikle özelleştirilen şeker fabrikalarının birçoğunda halen daha üretim bazlı sıkıntıların bulunduğunu da hatırlatmak istiyorum.

Bugün Dünya pancar şekeri üretiminde yüzde 6,6’lık pay ile pancardan şeker üreten ülkeler arasında önemli bir konuma sahip olan Türkiye’nin şeker sektöründe dünyaya üstünlüğünü kabul ettirebilmesi için öncelikle sektördeki yapısal sorunları çözmesi, girdi fiyatlarındaki yüksek artışlar gözetilerek prim ve destekleri artırması ve üreticilerini koruma altına alması gerekmektedir. Aksi taktirde ülkemiz bu gidişle şekerde üstünlüğünü kaybetmeye adaydır.

Gelelim yapay tatlandırıcılar, başka bir ifade ile kısa adı YYT olan Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcılara…

YYT’ler YHT’yi bile gölgede bıraktı

Sağlığa olumsuz etkileri sebebiyle tartışılan YYT’ler, ülkemizde yaklaşık 260 kilometre hıza ulaşan kısa adı YHT olan Yüksek Hızlı Treni bile gölgede bırakacak büyük bir hızda yoluna makas değiştirmeden devam etmektedir.

Rakamsal olarak ifade edecek olursak, 2022 Ocak-Kasım ayı döneminde pancar şekeri üretiminin neredeyse üçte biri oranında 723 bin 535 ton beyaz şeker eşdeğeri olarak Yüksek Yoğunluklu tatlandırıcı ithal edilmesi arz talep dengesi açısından bir garabet ve vahamet örneğidir.

Şeker pancarının geleceğini kurtarmak istiyorsak, öncelikle şeker pancarı üretimini daha sağlıklı hale getirebilmek için denetleyici ve düzenleyici kurulun yeniden hayata geçirilerek, YYT ithalatının bir an önce durdurulması şeker pancarının geleceği için büyük önem arz etmektedir.

Bu sentetik tatlandırıcıların ülkemizde üretimi de istihdamı da olmamasına rağmen  ithal edilmek suretiyle başta gıdalarda olmak üzere metal sanayi, ilaç sanayi, ağız ve dış sağlığı ürünleri gibi alanlarda kullanılmaktadır. Şekere oranla binlerce kat tatlılığa sahip olan YYT'ler, yüksek tatlılıkları sebebiyle şekere oranla çok daha az miktarlarda kullanılıp şekerle aynı tatlılığı verdiğinden bazı gıda işletmelerine daha cazip gelmektedir. Örneğin, 1 kilogram YYT 8 ton şekere eş değerken, işin sağlık boyutunun dikkate alınmaması manidardır.

YYT’ler Yüzünden Pancar Şekeri Mülteci Durumuna Düştü

Şeker Kanununda kota kapsamında olmayan, şeker tanımı içerisinde yer almayan YYT’ler, “şeker alternatifleri tatlandırıcılar” olarak adlandırılmaktadır. Ne yüksek yoğunluklu tatlandırıcılar ne de Nişasta Bazlı şekerler Doğal pancar şekerinin alternatifi değildir. Bu tür tanımlamalar ülkemiz için milyonlarca istihdam ve katma değer yaratan şeker pancarı sektörünün istihdamı bile olmayan YYT’lere kurban edilmesi demektir. Bugün istihdamı bile olmayan ancak pancar şekerine şapka çıkartacak cinsten yüksek kar marjı olan YYT sektörü, ülkemiz için milyonlarca dolar katma değer kaybı oluştururken, iç piyasada bir takım kartellerin ekmeğine yağ sürmektedir. Doğal pancar şekerinin üretim sürecinde yıllar itibarı ile YYT’ler yüzünden adeta mülteci durumuna düşmesi tehlikenin boyutunu da gözler önüne sermektedir.

İşin en önemli bir başka boyutu ise sağlıktır.

Bugün dünyada yapay tatlandırıcılar içeren birçok gıda ürünü ve içecek ülkemizde de milyonlarca insan tarafından bilinçsiz bir şekilde tüketilirken, bu katkı maddelerinin güvenliği her zaman tartışma konusu olmuş ve olmaya devam etmektedir. Çünkü; 2022 yılında yapılan bir araştırmanın çarpıcı sonucu bu şüpheleri doğrular niteliktedir. 24 Mart’ta Fransız Ulusal Sağlık Ve Tıbbi Araştırma Enstitüsü ve Sorbonne Parıs Nord Üniversitesi tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, bazı yapay tatlandırıcıları tüketen kayıtlı kişilerin tüketmeyenlere kıyasla daha yüksek kanser riski taşıdığı öne sürülmektedir. Başla bir araştırmaya göre ise tatlandırıcıların beyin işlevlerine ve hafıza kaybına neden olduğu vurgulanmaktadır.

Ülkemizde de mısır şurubu ve yüksek yoğunluklu tatlandırıcı kullanılan ürünlerin, 'yüzde 100 pancar şekerinden üretilmiştir' kandırmacasıyla satılması tam bir gıda terörüdür.

Acilen gereken denetim tedbirlerinin alınarak market raflarında sergilenen ürün paketlerinin üzerine tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda yapılacak yeni düzenlemelerle paketlere ‘sağlığa zararlı etken maddeler içerir’ şeklinde ibarelerin okunur puntolarla yazılması gerekmektedir.

Ülkemiz çalışma hayatı birçok sorunla yol almaya devam ediyor. Başta sendikal örgütlenmedeki zorluklar, geçici işçilik ve çalışanlar üzerindeki artan vergi yükünün düzenlenmesi gerekliliği gibi.

Bu sorunların bazılarında düzenleme yapılarak nihayete erdirilme çalışmaları sürüyor. Fakat çalışma hayatımızın bütününü doğrudan ilgilendiren her bir mesele için tüm tarafların aynı masa etrafında oturması zorunludur. Kamu, sendikalar, işverenler, hukuk çevresi, üniversiteler ve diğer paydaşların çıkış yollarını tartıştığı, değerlendirdiği, uluslararası mevzuata uyumunu gözettiği, etki alanlarını analiz ettiği bir toplu çalışma anlayışı inşa edilmelidir.



Sayaç: 824