Şeker Pancarından Toprakta Eriyen Biyopoşet

Şeker-İş Sendikası’ndan naylon poşet uygulamasına yeni bir alternatif…

“ŞEKER PANCARINDAN TOPRAKTA ERİYEN BİYOPOŞET”

Türkiye son günlerde 01 Ocak 2019’da yürürlüğe giren ve Çevre Kanunu’nun aşırı ve bilinçsiz tüketimi önlemesine yönelik ücretli poşet kullanımını tartışırken, Şeker-İş Sendikası’ndan iddialı bir çözüm önerisi geldi. 
Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası’ndan (ŞEKER-İŞ) yapılan yazılı açıklamada halen daha özelleştirme kapsamında olan şeker fabrikalarında hammaddesi şeker pancarından üretilecek olan biyopoşetlerin milli ekonomiye önemli katma değer sağlayacağı, binlerce işsize iş imkanı oluşturacak yeni iş kapıları aralayabileceği ve çevreye katkısı olabileceğinin altı çizildi. 
Geleneksel poşetler petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil kaynaklardan elde edilen hammaddelerin işlenmesi ile üretilirken, şeker pancarı üretiminin bir yan ürünü, dünyanın petrole bağımlı plastiklere bağımlılığını azaltıyor, çevre için bir nimet olarak görülüyor. Bugün ABD, İtalya merkezli şirketler biyo-plastik alanında başı çekerken, şeker pancarı melası ve küspesini şeker üzerinde beslenen bakteri ile karıştırıp doğada biyolojik olarak parçalanabilen bir biyoplastik üretiyorlar. Şeker pancarı hamurundan yoğurt kapları, süzme peynir hazneleri, ince opak plastik kaplar, poşet, kavanoz, ambalaj, tek kullanımlık, çatal, bıçak, bardak, tarım malzemeleri, cerrahi malzemeler, hatta bebek bezleri gibi hijyenik ürünlerin üretimine yönelik uygulamalar yapabiliyorlar.
Biyoplastik tekellerine fırsat verilmemeli
‘Fırsatlar artık ülkemizde de kazanca dönüştürülmelidir’ diyen Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, yaptığı açıklamada bugün Türkiye’de 250 bin kişiye istihdam ve önemli katma değer sağlayan, dünyada altıncı Avrupa’da ise ikinci sırada olan plastik sektörünün de şeker sektörü gibi ülkemiz ekonomisi açısından önemine değindi. Yeni kanunla mevcut geçiş sürecinin zamana yayılarak planlı bir üretimin alt yapısının oluşturulması gerektiğine değinen Gök, AB ülkelerinin Türkiye’ye biyoplastik ithal etme oyununa da gelinmemesi uyarısında bulundu. AB’nin biyoplastik tekellerinin şeker sektöründe olduğu gibi poşet sektöründe de işbaşında olduğunu ifade eden Gök, “Türkiye’nin büyük ihracatçı olduğu bu ürünlerde rekabetçiliğimizi düşürecek ve istihdamı baltalayacak, firmaların üretim ve yatırımını engelleyecek oluşumlardan kaçınılmalıdır. Şeker pancarının stratejik bir ürün olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Bugün halen daha özelleştirme kapsamında bulunan şeker fabrikaları bünyesinde yeni bir sektörün alt yapısı için vakit kaybetmeden adımlar atılmalıdır” dedi. 
Biyoekonominin vazgeçilmezi şeker fabrikaları
Bazı ülkelerin plastik poşet kullanımına yasak getirmesinin sorunun çözümünün sadece bir parçası olduğuna vurgu yapan Gök, bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ile Kamu tarafından vakit kaybedilmeden özellikle şeker fabrikaları bünyesinde oluşturulacak yeni biyo rafinelerin ileriye yönelik kalıcı alternatif çözüm olabileceğini söyledi. Geçtiğimiz ay Brüksel’de katıldıkları AB Şeker Sektörü Sosyal Diyalog Genel Kurul Toplantısı’nda Parma’da bir şeker fabrikasının biyo-ekonomi rafinerisine dönüştürüldüğü bilgisini de veren Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı Gök, bu fabrikanın şeker pancarından ambalaj malzemesi üreteceğini kaydetti. Toplantıda yapılan sunumlarda AB ülkelerinin şeker pancarının küresel ısınma üzerindeki çok olumlu etkilerini de incelediklerini belirten Gök, bu ülkelerin Biyoekonomilerinin merkezinde şeker rafinelerinin olmazsa olmaz olduğunu sözlerine ekledi.