Devlete Ve Millete Sadakat Esası Öncelik Olmalı

“DEVLETE VE MİLLETE SADAKAT ESASI ÖNCELİK OLMALI”

“Necip milletimizin asırlardır tarih sahnesinde kurduğu ve insanlığın gelişimine katkı sağladığı devletler halkasının son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dünyanın ve Ortadoğu'nun sürekli yükselen yıldızı konumundadır. Medeniyet coğrafyamızda yaşanan yangına Türkiye’den başka insanlık adına bir tas su dökenin olmadığı tartışmasız bir gerçek iken, başta Ortadoğu’da, Afrika’da ve Uzakdoğu’da olmak üzere tüm dünyadaki ezilen, zulme uğrayan insanların sığınağı olmaya, özellikle kan gölüne dönen İslâm coğrafyasının umudu olmaya devam eden tek ülke yine Türkiye’dir. Hal böyle iken ülkemiz, bugün Batı’nın himayesindeki iç aktörlerin ve onların dış bağlantılarının gerek ekonomik, gerekse sosyal olaylar ve terör örgütlerinin sürekli hedefi haline getirilmek istenmiştir. Her ne kadar 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi bu bağlantıların bir sonucu olarak doğsa da yangına körükle gidenlerin ve ‘istediğimiz ülkeyi böleriz’ deme cüretinde bulunanların çarptığı bir duvar olarak kendisini göstermiştir. İşte ülkemizi her zamankinden daha fazla bir olmaya, diri olmaya ve iri olmaya mecbur kılan olgu da budur.

Gerekçesi her ne olursa olsun kadim milletimizin özgür iradesi ile şekillenmiş parlamento üzerinde tahakküm kurmaya tevessül edilmesi, içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti mensuplarının yanı sıra parlamentoda gurubu bulunan siyasi parti üyelerinin de olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı silahlı saldırı ve abluka uygulanması demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. Büyük Türk Milleti’nin kendi kaderini kendisinin belirleme iradesinin bir tecellisi olarak 15 Temmuz; vatanını, milletini, namusunu, istiklalini ve istikbalini korumak ve kurtarmak için ölümü göze alan kahramanların bu hain saldırıya karşı destan yazdığı bir sivil direniş olarak da anılacaktır.

15 Temmuz'da Türk milletinin hem istiklaline hem istikbaline sahip çıkma noktasında demokrasiye sözde balans ayarı çekmeye çalışanlara anında gösterdiği tepkiyle büyük bir duyarlılık örneği sergileyen Şeker-İş Sendikası, bundan böyle umutların diri tutulduğu, milletinin emrindeki devlete sadakati konusunda tereddütü olmayanların yönettiği bir devlet anlayışının sürekli hakim kılındığı güçlü bir Türkiye’yi arzu etmektedir. Bunun için; hangi partiden, hangi mezhepten, hangi ırktan olursa olsun milli meselelerde biraraya gelebilme, ortak karar alabilme kudretini gösterebilen güçlü bir ülkenin insanları olarak Milli iradeyi devre dışı bırakmaya çalışan ve demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek olan 15 Temmuz darbe teşebbüsünü bir kez daha şiddet ve nefretle lanetliyoruz. Hain işgal girişiminde şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, gazilerimize de sağlık ve esenlikler dilerim.”

Saygılarımla,

İsa GÖK

Genel Başkan