TÜRKİYE GIDA VE ŞEKER SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI(ŞEKER-İŞ) GENEL BAŞKANI İSA GÖK’ÜN 1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ MESAJI

Yüzyılı aşkın süredir dünya genelinde çok zorlu mücadeleler, büyük bedellerle kazanılarak bir hak mücadelesine dönüşen, sadece insanca bir iş ve yaşam talebi ile meydanlara inerek sesini duyurmaya çalışan emekçilerimizin bir kez daha el ele, omuz omuza 1 Mayıs´a girecek olmalarının haklı gururunu yaşarken, enkaz altında kalarak bizleri yıllar geçse de acı ve gözyaşlarına boğacak ve duygu değişimleri yaşatacak son depremlerde hayatlarını kaybeden insanlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar diliyoruz.

Sokakların daha buruk, kelimelerin daha yetersiz, acıların kifayetsiz ve bedenlerin yetim kaldığı, yaşamın da bu doğal döngü içerisinde devam ettiği günümüzde 1 Mayısların artık son yıllarda nakarat haline gelen kısır tartışmalarla değil, birlik ve beraberlik ruhuyla kutlanması ilkesini benimsiyor ve önemsiyoruz.

Çalışma hayatında özellikle “çalışma hakkının engellenemeyeceği” ilkesi işçilerin korunmasına yönelik hükümlerden birisidir. Sosyal Devlet ilkesi gereği, çalışma hakkı, dinlenme hakkı, iş güvenliği hakkı, pozitif ayrımcılık, sendika, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkı anayasal güvence altına alınmıştır.

Sendikal özgürlüğü güvence altına alan 87 ve 98 sayılı ILO sözleşmesine rağmen, temel insan hakları arasında yer alan ve Türkiye’de Anayasal güvence altında olan sendikal teşkilatlanma hakkının kullanılabilirlik düzeyi gelişmekte olan ülkeler kategorisindeki Türkiye için ne yazık ki çok sayıda olumsuz faktörlerin etkisi altında kadük kalmıştır. Çalışma hayatında halen daha işveren tarafından uygulanan baskı politikaları sebebi ile işçiler üzerinde adeta bir his iptalinin oluşturulmaya çalışılması üzüntü vericidir. 

Şöyle ki; Sendikal teşkilatlanmanın yapıldığı bir işletmede sendikaların birinci önceliğinin işyerlerini yaşatmak olmasına rağmen işverenlerin işçiler üzerinde uyguladıkları taktiksel psikolojik politikalardan taviz vermemeleri 21. Yüzyıl Türkiyesi’ne yakışmamaktadır.  

Sendikaları adeta üç bilinmeyenli denklem sisteminin bir parçası olarak görme ısrarının ne işçiye, ne sendikaya ne de işletmeye faydası vardır. Bu sebeple artık işverenler sendikalara karşı iki kutuplu yaklaşımlarını terk etmelidirler. 
Bugün ülkemizde her ay açıklanan işsizlik oranlarındaki kabarıklığın en büyük sebeplerinden birisi olarak gösterilen sendikal nedenden işten atılmalar ciddi bir ekonomik ve sosyal sorun oluşturmaktadır. Ülke ekonomisi, işçi çıkarma-işçi bulma sorunlarının getirdiği buğulu ekonomik istikrarsızlık sarmalından bir an önce çıkartılmalıdır.
Bu manada işçi ve işverenin karşılıklı menfaatlerinin mümkün olduğunca eksiksiz ve süratli bir şekilde korunduğu, eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkesini yörüngesine oturtan, işçi sağlığı ve iş güvenliği, adil ve barışçıl bir çalışma ortamının sağlanması, işçinin fiziki ve ruhsal bütünlüğünün gözetilmesi, kısaca çalışma barışının sağlanmasını esas alan bir yaklaşım temennisiyle hırçınlıklardan, kutuplaşmalardan uzak, insan haklarına saygılı, yaraların hep birlikte sarıldığı bir Türkiye ümidiyle tüm çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum. 
 
Saygılarımla;
    İsa GÖK
Genel Başkan



Sayaç: 684