Şeker Kurumu Kapatılmamalı

Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası Genel Başkanı İsa Gök:

“ŞEKER KURUMU KAPATILMAMALI”

Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri (Şeker-İŞ) Genel Başkanı İsa Gök, Başbakan Binali Yıldırım tarafından geçtiğimiz gün açıklanan Şeker Kurumu’nun kapatılarak yetkilerinin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na devredileceği yönündeki kararın tekrar gözden geçirilmesinin şeker sektörünün geleceği açısından isabetli olacağını söyledi.

Anadolu Ajansına açıklama yapan Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, çözümün Bakanlık yerine, sektörün sorunlarını yakinen bilen bir bağımsız Kurum eliyle ülke ve sektör menfaatleri doğrultusunda, pancar ve şeker üretiminin istikrarı ve sürdürülebilirliği, üretimin planlanması ve piyasanın denetimi ile fiyat istikrarı ve dış tehditlere karşı korunmasıyla olabileceğini kaydetti. Gök, “Türkiye’de pancar tarımı ve pancar şekeri sektörü, önce TÜRKŞEKER ve daha sonra da Şeker Kurumu’nun önderliğinde ilerlemiştir. Bakanlıklar bugüne kadar pancar tarımı ve şeker sektörü konusunda bu Kurumlara güven duymuşlar ve karar verici olarak konumlandırmışlardır. Aslında dışarıdan yönetilmesi basit görünen ama ayrıntıda birçok iç ve dış parametrelerden yakından ve aniden etkilenebilen sektörün uzmanlaşmış bir Kurum ve katılımcı anlayışla oluşturulmuş bir Kurul tarafından yönetilmesine devam edilmesi gerekmektedir” dedi.

Şeker Kurumu’nun kapatılmasına karşı 12 yıl önce Şeker-İş Sendikası olarak sürdürdükleri mücadelede yaklaşık 8 ay kapalı kalan kurumun Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay’ın böylesi bir işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini sağladığına vurgu yapan Gök, şu bilgileri verdi:

Ciddi Rant Sözkonusu

“Bugün şeker sektörü kritik bir dönemden geçmektedir. Ülke ve toplum yararını her zaman birinci önceliği olarak gören Şeker-İş Sendikası olarak, şeker sektörüne ciddi bir zarar veren, geleceğini belirsizliğe iten, dışa bağımlılığı arttırma riskini içeren mevcut durumun sonlandırılabilmesi için Şeker Kurulu üyeliklerine, yasanın öngördüğü şekilde atama yapılması ile Kurum’un faaliyetlerini sürdürebilir hale getirilmesi konusunda başta Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa dosya gönderdik. Maliye Bakanımız Sayın Naci Ağbal’a da bizzat sektörün korunması adına mevcut Kurum’un mevcut şekliyle faaliyetlerini devam ettirmesi gerekliliğini, Şeker Kurumunun görev gereklerine yerine getirmemesi noktasında olası sonuçları, ülkemiz ve şeker sektörü menfaatleri açısından yaratacağı olumsuzlukları konu alan görüşlerimizi sunduk.”

ABD’deki obezite patlaması Türkiye’de de yaşanabilir

Şeker Kurulu üyelerinin atanmaması sebebiyle 2017 yılında belirlenen kotanın üzerinde NBŞ kotasının 19 bin ton fazla üretildiğine vurgu yapan Gök, her nedense buna cezai uygulamanın yapılmadığı siteminde bulundu. Gök, “Bakın Brezilya’da bırakın obez insanı erkeği kadını, çocuğu fitdir. Hindistan’da da öyle. Niçin? NBŞ üretimi yapılmıyor ve pancar şekeri tüketiyorlar. Bir de ABD’ye bakın. Obezite patlaması yaşanıyor. Türkiye’nin de NBŞ kotalarını AB ülkeleri seviyesine indirmediği taktirde ileride ABD gibi olacağı endişelerini taşımaktayız. Bu konuda açacağımız davaların siyasallaşmasından, hatta sanki hükümete karşı açılan bir dava algısının oluşacağından endişe duyuyoruz. Halbu ki durum böyle değil.” diye konuştu.

Hatırlanacağı üzere 2001 yılında çıkarılan 4634 sayılı Şeker Kanunu'yla kurulan Şeker Kurulu, aynı tarihte kurulan Şeker Kurumu'nun karar organı niteliğinde bulunuyor. Biri başkan ve biri başkanvekili olmak üzere toplam 7 üyeden oluşan kurulda, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı'nın yanı sıra sektörden de temsilciler bulunuyor. Kurulun ayda minimum iki kez toplanması gerekiyor. Olağanüstü toplantı yapma yetkisine de sahip olan kurulun oy çokluğuyla aldığı kararlar, Şeker Kurumu'nca ilgililere duyuruluyor. Ancak, bir yılı aşkın süredir görev süresi sona eren kurula hiçbir atama yapılmadığı için, kurul herhangi bir karar alamıyor.