TÜRKİYE GIDA VE ŞEKER SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI GENEL BAŞKANI İSA GÖK’ÜN 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ MÜNASEBETİYLE YAPMIŞ OLDUĞU AÇIKLAMASIDIR.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) her yıl 1945’te kurulduğu tarih olan 16 Ekim, Dünya Gıda Günü olarak kutlanmaktadır.

Şüphesiz toplumların öncelikli amacı, yeterli düzeyde gıda arzını sağlarken, insan sağlığı da en iyi şekilde korumaktır. Yeterli düzeyde gıda arzı ve gıdanın insan sağlığına etkisi konuları en temel iki unsur olup, bu konular genellikle gözardı edilmektedir. Bu noktada karşımıza “gıda güvenliği” ve “gıda güvencesi” kavramları çıkmaktadır. Güvenilir gıda üretimi için gerekli koşulların bilimsel olarak değerlendirilmesi, gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesi için gerekli bilimsel yaklaşımların belirlenmesi ve gıda kaynaklı tehlikelere tüketicilerin maruz kalması halinde olası sağlık risklerinin bilimsel olarak değerlendirilmesini sağlamak üzere risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Bu bağlamda şeker sektörünün baş aktörleri olan şeker pancarından üretilen doğal şekerin güvenilir gıdalar arasında yer aldığı, buna karşılık pancar şekerinin muadili olarak algı oluşturulmaya çalışılan ve insan sağlığı için tehlikeli olduğu öne sürülen Nişasta Bazlı Şekerlerin ise doğal şekerlerin yerini alamayacağı yönünde net tavrın sergilenmesi gerekmektedir.

Ayrıca FAO’nun Guatemala ve Honduras’taki çiftçileri destekleyerek iklime dayanıklı tarımsal ormancılık sistemlerini uygulamaya koymak üzere iklim duyarlı tarım projesi Türkiye’de de uygulanmalıdır. Bu bağlamda dolaylı olarak 10 milyona yakın insanı ilgilendiren şeker pancarı tarımı özellikle toprak örtüsünün korunması ve oksijen açısından kayda değer bir üründür. Kaldı ki Dünya coğrafyasında iklim değişikliğiyle başta kamu sağlığı ve gıda güvenliği de etkilenmektedir. Sürdürülebilir kalkınma hedefiyle yapılacak yatırımlar arasında özellikle pancar tarımı için üreticileri AB ülkelerindeki gibi destekleyen, pancardan şeker üretimi için ise şeker fabrikaları ve bu fabrikalara gerekli alt yapı yatırımlarını ötelemeyen bir anlayışın yerleşmesi ülkemiz açısından fırsattır.

Sonuç olarak, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde toplum sağlığını gözetecek, Türkiye’yi özellikle güvenilir gıda üretiminde farklı bir yörüngeye oturtacak politikalar çerçevesinde atılacak adımlar halkımızın güvenilir gıda temini ve tüketiminin sağlanması, toplumsal bilincin oluşturulmasına katkıda bulunulması açısından büyük önem arzetmektedir.

Saygılarımla;

İsa GÖK

Genel Başkan