Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası Genel Başkanı İsa Gök:
“AB MENŞELİ GIDA TERÖRÜ KAPIMIZDA”
Ne pancar üreticisinin ne de şeker fabrikalarında çalışan işçilerin NBŞ ile imtihanı hiç bitmiyor. Şeker-İş Sendikası’nın 2005 yılından bu yana NBŞ kotasının artırılmasının iptaline yönelik Danıştay’a açtığı her davanın kazanılmasına rağmen NBŞ kotalarındaki oynak sistem Türkiye şeker sektörünün altını iyiden iyiye oyuyor. Ülkemizin gerçekte bir şeker ihtiyacı olup olmadığına bakılmaksızın ve NBŞ kota artışlarının mevcut ülke pancar şekeri stoklarına etkisi gözetilmeksizin, her yıl sürekli olarak artırıma gidilmesiyle başlayan süreç Bosna Hersek üzerinden ithalatla iyice ayyuka çıktı.
Şeker Pancarı ülkesi olan Türkiye’de yasalarla belirlenen kotanın çok çok üzerinde üretimi yapılan Nişasta Bazlı Şekerler ve glikoz şurubunun akıl almaz yollarla Bosna Hersek’ten ithal edilmesi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın radarına takıldı. Bakanlık ithalat oyununu ortaya çıkarırken, şimdi gözler konuya ilişkin görüş bildirmesi gereken ve yeni yönetimin halen daha atanamadığı Şeker Kurumu’nda.
NBŞ ithalatı 10 kat arttı
Türkiye’nin ihtiyacı olmadığı halde AB ve Sırbistan menşeli nişasta bazlı şeker ve glikoz şurubunu Bosna Hersek üzerinden sıfır gümrükle Türkiye'ye ithal edilmesi vurgun bir yana sağlık açısından da düşündürücü. NBŞ ithalatının 2015 yılında bin 400 tondan 2016'nın ilk 9 ayında tam 10 kat artarak 14.5 bin tona yükselmesiyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın Şeker Kurumu'na gönderdiği 'gizli' ibareli yazışma ile ortaya çıkan ithalat vurgunu şeker sektörüne darbe vururken, birilerinin de cebini dolarla doldurmaya yetti. İthal edilen Nişasta Bazlı Şekerler ve glikoz şurubunun menşeinin tam olarak belli olmaması ise sağlık açısından endişe uyandırdı.
 
NBŞ vurgunu yapan şirketler açıklanmalı?
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası(ŞEKER-İŞ) Genel Başkanı İsa Gök, Türkiye’nin ihtiyacı olmamasına rağmen AB ülkeleri ve İtalya'da üretilen nişasta bazlı şekerlerin, Bosna Hersek'e getirilerek, sanki bu ülkede üretilmiş gibi Türkiye'ye sıfır gümrükle ithal edilmesinin Türkiye’nin şeker sektörünün kalbine saplanan bir hançer olduğunu söyledi. Gök, Türkiye’de NBŞ kotası yetmiyormuş gibi zaten AB ortalamasının çok üzerinde bir üretim söz konusu iken bir de Bosna Hersek'ten ithalat yapılmasının bu ürünlerin ülkeye girişi konusunda kafalarda soru işareti bıraktığını kaydetti.  Gök, “Türkiye’nin yeterli miktarda pancar üretimi ve şeker stoğu var iken şeker açığı var diyerek NBŞ kotalarının yüzde 50 oranında artırılmasını talep eden gözünü kar hırsı bürümüş bir takım çevreler yetkilileri yanlış yönlendirmek suretiyle Üretim Paketi Kanun Tasarısı’nda tüm glikoz şuruplarının kapsam dışına çıkartılması için düzenleme yaptırmış, ancak tasarı rafa kaldırılmıştı. Tasarı rafa kalksa da dur durak bilmeyen NBŞ üreticileri bu sefer Bosna Hersek üzerinden ithalat yoluna giderek iptal edilen tasarıya bir nevi resmiyet kazandırmaya çalışarak yasaları çiğnemiştir” dedi.
 
Şeker Kurumu başıboş durumda
Görüş bildirme konusunda Şeker Kurumuna atama yapılmaması nedeniyle kurumun başıboş olduğuna değinen Gök,”İçi boş olan bir kurumda kimden görüş alınmış? Gümrük Bakanlığı konuya müdahil olmasa sektörü ve halkımızı etkileyen bu konu gün yüzüne çıkamayacaktı. Şeker Kuruluna biran evvel atamalar yapılmalı daha sonra da NBŞ ithalatının önüne geçilmesi ve şeker sektörü açısından ciddi tehdit oluşturacağı yönünde görüş bildirerek, gereken tedbirlerin alınması için girişimde bulunmalıdır.
Şeker Kurumu’nun öncelikle şu soruların cevabını alması gerekmektedir. Bu ithalatı yapan şirketler kim? İthal edilen Nişasta Bazlı Şekerlerde GDO kullanılmış mıdır? Bu ürünler tüketim amaçlı mı yoksa ihraç kayıtlı olarak mı kullanılmıştır? Şeker Kurumu bundan sonra yapısını Türk Şeker sanayisinin güçlü bir dinamizm ve verimlilik anlayışı üzerine inşa etmelidir”diye konuştu.