“ŞEKERİN GELECEĞİ- SEKTÖRDE YILDIZ ÜLKE OLABİLİRİZ” SEMPOZYUMU
SONUÇ BİLDİRGESİDİR
 
 
 
11-13 Ocak 2012 tarihleri arasında Ankara Büyük Anadolu Otel’de Şeker-İş Sendikası’nın öncülüğünde Türkiye’nin çeşitli illerindeki sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla gerçekleştirilen “Şekerin Geleceği-Sektörde Yıldız Ülke Olabiliriz” konulu sempozyumdan çıkan sonuç bildirgesi şu şekildedir:
 
21. Yüzyılda Türkiye’nin lider bir ülke olabilmesi, vazgeçilmez bir temel gıda maddesi olan şeker ve şeker endüstrisinin yaşatılmasına bağlıdır. Türkiye’nin lider ülke oluşmasına adaylıkta, şeker sanayinin kotalarla sınırlandırılması değil, mevcut üretim potansiyelini arttırarak ihracatçı, sektörde lider olması zorunludur.
 
Geleceğin enerji kaynağı olan bioetanol üretimi üzerinde ciddiyetle durulmalı, üretimi arttırıcı ve düzenleyici tedbirler alınmalıdır. Bunların gerçekleşmesi için şeker endüstrisinin özelleştirilme kapsamından çıkarılarak verimlilik ve karlılık prensibine göre çalışma sağlayacak, yenileme yatırımlarını finanse edecek bir yatırım programı uygulanarak endüstrinin rekabet edebilirliği sağlanmalıdır.
 
Türkiye’nin sadece şeker ihracatçısı değil aynı zamanda gıda ihracatçısı, Ortadoğu ve Avrupa başta olmak üzere dünya pazarlarında söz sahibi olmasını sağlayacak bir endüstriyel oluşum için gerekli altyapının oluşturulması konusunda şeker sektörünün öncelikli bir sektör haline dönüştürülme zorunluluğu vardır. Üretimin yıldızı olacak bir şeker endüstrisi; Türk tarımının ve gıda endüstrisinin sürükleyici lokomotifi haline gelecektir.
 
NBŞ, bisküvi endüstrisi, meşrubat endüstrisi, hamburgerler, dondurmalar gibi özellikle çocukların çok fazla tükettikleri ürünler içerisinde aşırı miktarda kullanılmaktadır. Bu durum ileriye yönelik büyük bir halk sağlığı problemidir.
 
‘’NBŞ’nin Türkiye’de yeri yoktur.’’
 
 Ayrıca;
 
1-     Bundan böyle ‘Şekerin Geleceği Sektörde Yıldız Ülke Olabiliriz’ sempozyumu uluslar arası düzeyde her yıl belirlenen gün ve saatte geleneksel hale getirilmesi prensip olarak benimsenmiştir.
2-     Bundan sonra yapılması planlanan Sempozyum katılımcı sivil toplum kuruluşlarının da görüş ve önerileri doğrultusunda Türkiye Şeker Platformu adı altında yeni bir oluşum şeklinde gerçekleştirilmesi düşünülmektedir.
3-     Türkiye Şeker Platformu, bundan sonra ki dönemde isimleri belirlenecek, altyapısı ve tüzüğü oluşturulacak olan mensup üye kuruluşları ile ilk etapta dönem sözcülüğünü Şeker-İş Sendikası’nın yapacağı ortak bir basın toplantısı ile kamuoyunun karşısına çıkacak, amaç ve hedeflerini burada açıklayacaktır.
4-     Sempozyumda sanayimizin tüten bacaları, ülkemizin en büyük katma değer yaratan sektörlerinden biri olan şeker sektörü ve fabrikalarının özelleştirilmesi sürecinde Danıştay’ın verdiği kararların kendini inkar, işçi ve çiftçiyle alay eden kararlar olduğu kanaatine varılmıştır.
5-     Platform üyesi tüm sivil toplum kuruluşları Şeker-İş Sendikası’nın şube başkanlıkları aracılığıyla bölgelerinde ortak basın açıklamaları yapacak, iktidar ve muhalefet partilerini ziyaret ederek, kamuoyu bilgilendirmeleri ve yerel medyada şeker fabrikalarının özelleştirilme sürecinde ekonomi ve sağlık boyutunu masaya yatıracaklardır.
 
6-     Çoğulcu, katılımcı bir toplum yapısının oluşmasını sağlamak suretiyle temel bazda projeler üretilerek, kaynak sağlanacak ve bunlar uygulamaya geçirilecektir.  Eğitim, sosyal refah ve istihdam konularında hükümet politikalarına paralel ya da alternatif sorumluluklar üstlenilecektir.
7-     Türkiye Şeker Platformu üyesi kuruluşlar şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin şeklen yanlış olduğu kanaatinden hareketle özelleştirilme kapsamındaki mevcut fabrikaların;
Şeker pancarı üreticilerine,
İşçilere,
Taşıma sektörüne,
Sulama Birliklerine,
Ziraat Odaları’na,
Yöre esnafı ve halkın içinde bulunduğu yeni bir oluşuma devredilmesi gerektiği ve bundan sonra bu yönde hareket etmek üzere ortak karar alacaktır.
 
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur…

Sayfalar:
1