Ana Sayfa

Basın-Yayın

Şeker-İş Dergisi

İletişim

ANA MENÜ
ATATÜRK VE ŞEKER SANAYİ




HAVA DURUMU

ANKARA -1°C


Bugün:çok soğuk
Bugün

-1°C | -9°C
Yarın

3°C | -7°C

Tüm Şehirler
DÖVİZ KURLARI

DOLAR Alış : 1.7510 Satış : 1.7610
EURO Alış : 2.3260 Satış : 2.3410
Çeyrek Altın Alış : 161.4000 Satış : 167.5000

Tüm Kurlar
ŞEKERİN GELECEĞİ
KAMU YARARI BUNUN NERESİNDE
ŞEKER-İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI İSA GÖK’ÜN 29.11.2011 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASIDIR
 
“FABRİKA KAPATMAK İÇİN ÖZELLEŞTİRME;
KAMU YARARI BUNUN NERESİNDE?”
 
Değerli Basın Mensupları;
Özelleştirme İdaresi’nin (ÖİB) Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.(Türkşeker A.Ş.)’ye ait portföy C kapsamındaki Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba Fabrikaları ile portföy B kapsamında bulunan Malatya, Erzincan, Elazığ ve Elbistan fabrikalarının bir bütün halinde varlık satışı uygulanmak suretiyle özelleştirilmesi için yapılacak nihai pazarlık görüşmeleri nedeniyle bir kez daha meydanlardayız.
 
Anımsanacağı üzere, 2009 yılında yapılan ihaleler, Danıştay 13. Dairesi’nin kararlarıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmişti. Danıştay, iptal kararında, özelleştirmeden sonraki beş yıl boyunca bütün fabrikalarda üretimin devam etmesini sağlayacak bir düzenleme olmasını gerekli görmesine rağmen, Özelleştirme İdaresi, bu konuda yeni bir koşul getirmeksizin, neredeyse aynı içerikte bir ihale süreci tasarlamıştır.
 
Özelleştirme İdaresi, siyasi karar vericileri ve kamuoyunu yanıltarak, her ne pahasına olursa olsun şeker özelleştirmesini yapmak istemektedir. Özelleştirmeden sonraki beş yılda ülkenin şeker sektöründe neler yaşanacağı Özelleştirme İdaresinin umurunda değildir. Tıpkı Et Balık Kurumu (EBK) özelleştirmesinde, tıpkı SEK özelleştirmesinde olduğu gibi; özelleştirme sonrasında fabrikalar kapanmış, üretim azalmış, kaçakçılık artmış, ithalatın önü açılmış, işsizlik artmış, göç olmuş, ne gam!  
 
On yıl öncesinin verileri ile karar/uygulamalarını savunmak isteyen Özelleştirme İdaresi, görüldüğü kadarıyla, bu yanlış, yanıltıcı kararı sonrasında neler olabileceğini öngörebilecek bir kavrayışa da ne yazık ki sahip değildir.  
 
Biz diyoruz ki; 2003 yılında uluslararası şeker kartellerinin danışmanlığında hazırlanan özelleştirme stratejileri başlangıcından bu yana ülke gerçekleri ve kamu yararına uygun olmadığı gibi bugün itibarı ile AB’nin şeker sektöründe yaşanan değişim ve gelişmeler ile ülkemizde ve dünyadaki şeker sektöründeki gelişmeler dikkate alınmaksızın yeterliliğini ve güncelliğini kaybetmiştir.
 
Biz diyoruz ki; Dünya ve ülke gerçekleri ile bağdaşmayan bir yöntemle özelleştirmeyi yapmak isteyen, ürettikleri katma değerden bihaber olarak verimsiz/karlı olmayan olarak tanımladığı pek çok şeker fabrikasının kapanmasını arzulayan, bunu zorunlu gören, bunu yapmayı kurumsal/kişisel başarı olarak gören, tam kampanya döneminin ortasında üretimi adeta sabote eder bir tarzda yargı kararını bile beklemeksizin apar topar ihale sürecini tamamlamak isteyen Özelleştirme İdaresi Başkanlığı hukuka, kamu yararı ve vicdana aykırı davranmaktadır.
 
Biz diyoruz ki;  Özelleştirme İdaresinin ezber kalıplara dayalı açıklamalarla kamuoyunu ve siyasi karar vericileri bile bile yanıltması bize göre aymazlıkla eş değerdir, sektörden ekmek yiyen 10 milyona yakın insanı elinin tersi ile bir kenara itmektir.
 
Değerli Basın Mensupları;
 
Dünyanın en liberal ülkelerinde dahi şeker üretimi şahısların değil, çiftçinin, işçinin ve devletin elindedir. Polonya bile geçmişte yaptığı hatalardan ders çıkarmış, özelleştirme stratejisini yeniden gözden geçirerek, özelleştirilecek olan fabrikaların işçiye ve çiftçiye satılmasını öngören kanunlar çıkarmıştır. Bizde ise Özelleştirme İdaresi akla, mantığa ve vicdana sığmayan düşüncelerle adeta cinnet iklimine girmiş ve buradan çıkamamıştır.
 
Buradan Sayın Başbakan’a seslenmek istiyorum. Sayın Başbakan’ım; Şeker sektörü çalışanları en kötü günlerinde bile ekmeği için tepki göstermedi. Dar günleri dert etmedi. Van depreminde, her tür olumsuz koşula rağmen üretimine aralıksız devam etti. Sektöre yıllardır işçi alınmamasına rağmen üretimi bir gün olsun aksatmadı, devleti ile didişmedi, ülkesi ve ekmeği için gecesini gündüzüne kattı. Kimse de, Şeker İş Sendikası kişisel çıkarları için özelleştirmeye karşı çıkıyor demedi, diyemedi. Çünkü biz sektör aleyhine olduğuna inandığımız tüm kararlara karşı mücadele ettik; bunun için Şeker Kurumunun kapatılması kararının, NBŞ kotalarının artırımı kararlarının iptali için davalar açtık…
 
Sonuç olarak; herkes bilsin ki biz buradayız. Sektörümüze, ülkemize ve insanımıza yapılan yanlışın karşısında, gerçekleri sonuna kadar ifade etmek için.. …   
 
        Hepinizi saygıyla selamlıyorum…
 

Share


SİTE İÇİ ARAMA

BAŞKANIMIZ
DERGİLER



Şeker-İş Dergisi 121. Sayısı


Tüm Dergiler
GAZETELER



ŞEKER GAZETE sayı: 3


Tüm Gazeteler
BİLGİLER
İSTATİSTİK
Online: 8
Bugün Tekil: 104
Bugün Çoğul: 409
Toplam Tekil: 36,988
Toplam Çoğul: 193,114
İp: 38.107.179.240
ANA MENÜ BAŞKANIMIZ BİLGİLER




Ana Sayfa

Kurumsal Yapı

Arge-Faaliyetleri

Basın-Yayın

Eğitim

Şeker-İş Vakfı

Hukuk-Mevzuat

Faydalı Linkler

Fotoğraf Galerisi

İletişim

Başkanın Özgeçmişi

Fotoğrafları

Başkanın Mesajı

Şeker Üretimi

Fabrikalar Hakkında

Şeker Fabrikaları


Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © Türkiye Şeker Sanayii İşçileri Sendikası 2010 İletişim İçin: info@sekeris.org.tr

Web tasarım : Erka Reklam & Hürriyet İlan Ajansı