GENZİNİZİ VE MİDENİZİ YAKAN ŞEKERLEMELERDEN UZAK DURUN…
Sahte ürün ticareti ile kendini açığa vuran kâr hırsı insan sağlığını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Türkiye’nin, 6 milyar dolara ulaştığı bilinen sahte ve kalitesiz ürün piyasası ile listede dünya üçüncüsü olmasıyla geçtiğimiz aylarda taklit ürünlerden ölümlerin yaşanması ülkemizin dünya turizmi ve ekonomi arenasındaki itibarını da zedeler niteliktedir.
Özellikle yaklaşan Ramazan Bayramı’nda yoğun olarak tüketilen tatlıdan, şekerlemeye, lokumdan çikolataya, dondurmaya ve keke kadar yüzlerce üründe insan sağlığını olumsuz etkilediği öne sürülen NBŞ olarak bilinen mısır şurubundan elde edilen tatlandırıcılar kullanılmakta,bu ürünler ucuz olması sebebiyle de alım gücü düşük insanlar tarafından rağbet görmektedir.Öyle ki, Bayrama kadar piyasada olmayan, sadece bayramlarda ortaya çıkan ve çarşı-pazar tezgahlarında 3-5 TL’ye satılan çikolata ve şekerlemelerinkimyasal boya, tatlandırıcı ve metal içerdiği için insanlarda başta obeziteye bağlı olmak üzere, kanser, karaciğerde yağlanma ve daha bir çok hastalığa neden olabileceği uyarıları uzmanlarca da sürekli olarak gündeme getirilmektedir. Dünyada tartışmaya açılan ve ABD Başkanının eşi Bayan Obama’nın ‘Çocuklarına içerisinde mısır şurubu ihtiva eden ürünlerden vermeyeceği’ yönündeki açıklaması ise üzerinde önemle durulması gereken bir başka konudur.
Tüketiciler denetçi olmalı
Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala, her bayram olduğu gibi bu bayramda da fırsatçıların iş başında olduğu ve merdiven altı üretimin yapılacağı kaçınılmaz olacaktır. Şeker-İş Sendikası olarak bir kez daha halkımızı şekerleme ürünleri alırken öncelikle sağlıklarını düşünmelerini ve sokaklarda satılan ucuz şekerlerden uzak durmaları konusunda uyarmayı bir görev sayıyoruz. Açık tezgahlarda satılan şekerleme ve çikolata tarzı ürünlerde gerek sağlık risklerinin, gerekse gıda hilelerinin birçoğunu tüketicinin anlaması mümkün değildir. Ancak, sahte şeker ve çikolatanın gıda güvenliği ve insan sağlığı açısından tehdit oluşturmaması için yine de tüketiciye önemli sorumluluklar düşmektedir. Tüketiciler bir denetçi olarak biraz daha duyarlı olmalı, önüne gelen her ürünü kabul etmemeli ve aldığı ürünle ilgili bir tereddütü varsa bunu soruşturmalıdır. Üründe fiyat farkı çok bariz ise alırken bin kere düşünmelidir. Vatandaşlarımız özellikle ambalajı açılmış, rengi solmuş, deforme olmuş çikolata, lokum, akide şekeri gibi ürünleri kesinlikle almamalıdırlar. Bu tür ürünler alınırken denenmeli, ağızda biraz bekletilip tadı alınarak yenmelidir. Tüketildiğinde genzi yakan ve midede rahatsızlık yaratan şekerlemelerden uzak durulmalıdır.
Doğal olan pancar şekerinden üretilendir
Pancarı, kamışı, üzümü kaynattığınızda reçel ve pekmez oluyorsa, bu ürünlerden elde edilen sakaroz ve glikoz doğaldır. Çünkü bu ürünlerden elde edilen şekerler, doğada var olduğu şekliyle yani karbon bağ yapısına hiçbir müdahalede bulunulmadan soframıza gelmektedir. Mısırı kaynattığınızda ise ondan şeker yerine, kimyasal katkılı tatlandırıcılarla enzimlerine ayrıştırılmış ve insan sağlığına zararları olduğu ileri sürülen tatlandırıcı elde edilmesini sizlerin yorumlarına bırakıyoruz. O halde doğalı varken sahtesini tüketmek, insanların kendi sağlıkları ile oynaması anlamını taşımaktadır.
Bu uyarılardan sonra şahsım ve sendikam adına değerli basınımızın ve tüm İslam Aleminin Mübarek Ramazan Bayramını tebrik eder, esenlikler dilerim.
Saygılarımla;
İsa GÖK
Türk-İş Gen. Eğt. Sek.
Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı






Online: 8