Ana Sayfa

Basın-Yayın

Şeker-İş Dergisi

İletişim

ANA MENÜ
ATATÜRK VE ŞEKER SANAYİ




HAVA DURUMU

ANKARA 22°C


Bugün:Yağmur
Bugün

22°C | 10°C
Yarın

19°C | 8°C

Tüm Şehirler
DÖVİZ KURLARI

DOLAR Alış : 1.8300 Satış : 1.8400
EURO Alış : 2.3350 Satış : 2.3500
Çeyrek Altın Alış : 153.1250 Satış : 161.5000

Tüm Kurlar
ŞEKERİN GELECEĞİ
NTV PROGRAMI “NBŞ’DE KANSER TEHLİKESİ”
 
NBŞ’li ürünlerin kanser yaptığı yönündeki uyarımız kamuoyunda büyük yankı uyandırdı…
 
NTV PROGRAMI “NBŞ’DE KANSER TEHLİKESİ”
 
Sendikamızın “Çocuklarınızı NBŞ’li ürünlerden uzak tutun” şeklindeki aileleri uyaran açıklaması yazılı ve görsel medya ile kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Çikolatadan bisküviye bir çok gıdada kullanılan NBŞ bazlı şekerin kanser yaptığı iddiası bir çok platformda tartışılmaya açıldı. Şeker-İş Sendikası sağlığa zararlı gerekçesiyle yasaklanan tatlandırıcıların her yıl yüzde 50 kota artışıyla Türkiye’ye sokulduğunu savunuyor. Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, başta aspartan olmak üzere şekerleme, bisküvi ve çikolata ve pek çok gıda ürünlerinde kullanılan Nişasta Bazlı Şekerin kansere davetiye çıkardığını söyledi. Sendikamız Genel Başkanı İsa Gök imzalı açıklamasında ABD ve İngiltere başta olmak üzere bir çok ülkede siklamat adı altındaki yapay tatlandırıcıların yasaklandığını NBŞ’li şekerlerin şeker pancarına alternatif olamayacağı bildirildi.
 
İşte NTV öğlen haber kuşağında yer alan NBŞ’de kanser tehlikesine ilişkin haberin ayrıntısı:
 
Konuk: İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ Radyasyon Onkolojisi Bölümü’nden Dr. Yavuz Dizdar
 
Tatlandırıcı tehlikeli mi?
 
Dizdar: Tatlandırıcı kullanmak aşırıya kaçıldığı taktirde tehlikeli. Diğer yandan baktığımızda esas büyük tehlikeyi NBŞ’ler oluşturuyor. Yani mısır şurubu olarak adlandırılan şeker. Mısır şurubu Türkiye’nin aslında kullanımında olan bir şeker değildi. dDhası mısır şurubu insan bünyesi için uygun bir şeker biçimi de değil. Dünyada mısır şurubunda en yüksek kota yüzde 2 ile ABD’de. Avrupa ortalaması ise yüzde 0.5’in altında. Bizde ise yüzde 15 düzeyinde. Bunun neden böyle olduğu ayrı bir tartışmadır. Ancak şunu söyleyebilirim size. Geçtiğimiz aylar içerisinde bu konuyla ilgili olarak bir atkım şeyleri okuduk. Sonra bunu rapor olarak hazırladık. Raporu Sağlık Bakanlığı’na, Tarım Bakanlığı’na, Sanayi Bakanlığı’na, Şeker Kurumu’na ve Şeker-İş Sendikasına da gönderdim. Fruktoz yani mısır şurubundan elde edilen şeker, pankreas kanseri ile ilişkili bulunmuş. ABD’de bu konuda yapılmış üç tane çok büyük çalışma var. Yüzbinlerce kişiyi onlarca yıl izlemişler. şeker pancarından elde edilmiş şekerin değil ancak mısır şurubundan elde edilen şekerin pankreas kanserine neden olduğu yönünde çok net verilere ulaşmışlar. Bunun sonucunda ABD’nin Ulusal Sağlık Enstitüsü bu bilgileri halkın erişimine açmışlar. Normalde böyle bir şeyi yapmazlar. Ama belli ki şüphelenmişler. Toplum bu konudan haberdar olsun diye halka açmışlar. Şimdi duruma bakıyorsunuz, ABD’de kota yüzde 2 iken Türkiye’de yüzde 15. Bütün meşrubatların içerisinde, bütün bisküvi endüstrisi için fruktoz yani mısır şurubu şekeri bulunmakta. Bunun şöyle bir özelliği var. İnsan bünyesi için uygun bir şeker biçimi değil. Alındığı zaman insülin salgısını uyarmıyor. Vücutta hızla trigliserite dönüşüyor. Bu özellikle vücutta iç organlarda yağlanmaya neden oluyor. Batı ve ülkemizde de artan diyabetin en önemli nedenlerinden biri olarak bu gösteriliyor. Fakat dahası bundan üç ay önce Türkiye’de pankreas kanseri salgını var diye dile getirdik. Sonrasında Aralık ayında hazin olayla herkes farkına vardı. Pankreas kanseri ile doğrudan ilişkili olduğu gösterilmiş mısır şurubu şekerinin.
 
 
 
 
Biz böyle veriler varsa furuktozdan korunmak durumundayız. Bisküvi ve meşrubatlar konusunda ne yapmalıyız? Ambalajları açtığımızda bunu görür müyüz?
 
Mısır şurubu şekeri olarak bir kısmında yazıyor. Hepsinde yazmıyor. Genellikle bu tür ürünlerin üzerinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ya da Sanayi Bakanlığı’nın falan filan tebligatına uygun olarak üretilmiştir diye bir yuvarlak ifade vardır. Bu genel olarak meşrubat karşıtlığı, bisküvi karşıtlığı değil. Fakat bunlar yapılacaksa insan sağlığı için uygun olan şeker pancarı şekeri ile tatlandırılmak zorundalar. Aksi taktirde biz bu riski alırız. riski almış durumdayız zaten. Çünkü 9 yıldır Türkiye’de şeker üretiminin yüzde 15’i mısır şurubuna dayandırılıyor ve bilinçli olarak yapılmıştır. Bütün dünyada ortalama yüzde 1-2’yi geçmezken.
 
Mesele ekonomi ile mi ilgili?
 
Kuşkusuz meselenin bir ekonomi kısmı var. Çünkü neden bu böyle artırıldı? 2001 yılında yüzde 7.5 ile başlıyor. Bir yıl sonra yüzde 15’e çıkartılıyor. Daha sonrasında bir fabrika hikayesi var bilirsiniz. Yurtdışından getirilen yüzbinlerce ton mısır var. Bunların işlenmesi işi var. Türkiye’deki mısır şurubu bunlardan üretiliyor. Türkiye’deki mısır üretimi mısır şurubu üretimini karşılayamaz zaten. Bunlar olasılıkla GDO’lu mısırlar. Bütün endüstriye bunlar sunuluyor. Halbu ki bizim şeker pancarımız var. Şeker pancarını üretecek, işleyecek ciddi tesislerimiz var. Girişimin ne için olduğu konusu açık. Ama dünyaya göre çok farklı yerdeyiz onu söyleyebilirim. Bu rapor üzerinde 9 tane net açık referans var. İsteyen internet üzerinden bu bilgilere ulaşabilir. Fruktoz diye internete girilirse vatandaşlarımız bulabilirler. biz fruktozdan, mısır şurubu şekerinden vazgeçmek zorundayız. Sadece küçük bir kota o da ilaç endüstrisinde bir miktar kullanılması gerekiyor. Onun dışında mısır şurubu şekerinin insanımızın beslenmesinde yeri yok.
 
Çikolata da bu kapsama giriyor mu?
 
Muhtemelen, ne yazık ki çikolata da giriyor. İçerisinde mısır şurubu var. Çünkü daha tatlı. Dolayısıyla avantaj sağlıyor. Sanayi açısından daha tatlı olduğu için üretimin maliyetini düşürüyor. Tatlandırıcılar aynı şekilde çok fazla denenmeden, araştırılmadan insanların kullanımına sunuluyor. Bu konuda yapılmış çok sağlam çalışmalar var. Bunlar da bütün organlarda kanser riskini artırdığını gösteriyor. tatlandırıcıları biz çok fazla kullanmayacağız.
 
Kanser hücreleri şeker ile beslenir diye bir şey söylenir. Bu doğru mudur?
 
Bu doğru. Özellikle fruktozla. Çünkü 2010 yılında 50’nin üzerinde yayın yapılmış. Pankreas kanseri hücrelerinin fruktozla birlikte çoğalmasının çok hızlandığı gösterilmiş. California Los Angles Üniversites’nin yayını ABD’de çok tartışılmış. Fakat ne yazık ki Türkiye’de haber Reuters Haber Ajansı tarafından bildirildiği halde önemsenmemiş.
 
 

Share


SİTE İÇİ ARAMA

BAŞKANIMIZ
DERGİLER



Şeker-İş Dergisi 121. Sayısı


Tüm Dergiler
GAZETELER



ŞEKER GAZETE sayı: 6


Tüm Gazeteler
BİLGİLER
İSTATİSTİK
Online: 6
Bugün Tekil: 99
Bugün Çoğul: 804
Toplam Tekil: 1,501
Toplam Çoğul: 7,222
İp: 38.107.179.240
ANA MENÜ BAŞKANIMIZ BİLGİLER




Ana Sayfa

Kurumsal Yapı

Arge-Faaliyetleri

Basın-Yayın

Eğitim

Şeker-İş Vakfı

Hukuk-Mevzuat

Faydalı Linkler

Fotoğraf Galerisi

İletişim

Başkanın Özgeçmişi

Fotoğrafları

Başkanın Mesajı

Şeker Üretimi

Fabrikalar Hakkında

Şeker Fabrikaları


Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © Türkiye Şeker Sanayii İşçileri Sendikası 2010 İletişim İçin: info@sekeris.org.tr

Web tasarım : Erka Reklam & Hürriyet İlan Ajansı