
BASINA VE KAMUOYUNA
NBŞ KOTASI’NIN ARTMASI MİLLİ EKONOMİYE
BÜYÜK ZARAR VERİR
Türkiye, stratejik konumu ve sahip olduğu kaynakları ile dünya ülkeleri ile kıyaslandığında; ihtiyaçlarını karşılayabilen ve kendi kendine yetebilen ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Bu özelliği açısından şeker pancarından şeker üretimi ülkemizde tarımsal hammadde ve tarımsal sanayi ile yılda yaklaşık 3 milyar dolar civarında katma değer sağlayan, istihdam yaratan, tarım, hayvancılığı geliştirerek ülkede en fazla çiftçi gelirine sahip sektördür.
Türkiye’de 1995 yılından itibaren şekere ikame olarak üretim yapmaya başlayan uluslar arası şirketler ve bağlı olduğu ülkeler şeker sektörüne el atmışlardır. Ülkemizde de 4634 sayılı Kanunla 2002/2003 pazarlama yılından itibaren şeker tanımı kapsamına alınan Nişasta Bazlı Şekerler (NBŞ) ve bunlardan üretilen glikoz ve türevleri pancar şekeri muadili olarak kullanılmaktadır.
Yabancı sermaye hayranlığının katkılarıyla şu anda ülkemizde ağırlıklı olarak çok uluslu şirketlerin yer aldığı beş NBŞ firması üretim yapmaktadır. Bulunduğu coğrafyada pancar üretimine en elverişli ülke olan Türkiye’de dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan yüzde10 gibi yüksek bir kota ile Nişasta Bazlı Şeker üretimi yapılmaktadır. Ayrıca bu kota oranları yüzde 50 artırma-eksiltme yetkisine sahip olan Bakanlar Kurulu Kararları ile her yıl artış yönünde karar verilerek desteklenmektedir. Cumhuriyet döneminin ekonomik sıkıntıları ve zorluklar içerisinde fedakâr çiftçilerimizin emekleri ile elde bulunan kısıtlı kaynaklarla kurulan şeker fabrikalarımız bugün görmezden gelinmektedir.
AB ülkeleri NBŞ kotaları ortalaması yüzde 2 ila 3 civarında iken Türkiye’de ise kanun ile belirlenen bu oran, toplam şeker üretiminin yüzde 10’udur. Yaklaşık 300 milyon nüfuslu olan AB (15) ülkelerine bakıldığında NBŞ üretimi 300 bin ton civarında iken, 70 milyon nüfuslu Türkiye’de bu rakam 406 bin ton civarındadır.
Türkiye’de kişi başına 6 kg civarında NBŞ düşerken, AB(25) ülkelerinde kişi başına düşen NBŞ miktarı 1,5 kg civarındadır. Bu da uyum aşamasında her konuda kendisine AB’i örnek alan ülkemizin ülke menfaatleri söz konusu olduğunda bu yaklaşımın tersine hareket etmesini anlaşılır bulmak mümkün değildir.
NBŞ kotasının her yıl %50 oranında artırılması pancar şekeri üretimi üzerinde 120 bin tonluk daralmaya neden olmaktadır. Diğer bir anlamda bu durum 210 bin dekar alanda pancar tarımı yapılamaması ve 300 bin ton besi hammaddesi olan küspenin ve kozmetik, ilaç, alkol gibi sektörlerde kullanılan 50 bin ton melasın yok olması demektir. Pancar şekerinin üretim kapasitesinde oluşacak düşüş neticesinde doğrudan istihdam ve nakliye sektörünün yaşadığı daralma ile tarımsal istihdamda yaklaşık 20 bin tarım işçisi işsiz kalmaktadır. Bunların yanında milli ekonomide yaklaşık 300 milyon TL kayıp oluşmaktadır. Ayrıca bu durum hayvancılığın bugünkü durumu ve destekleme politikaları ile de çelişmektedir.
Bunun yanında Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş (TŞFAŞ) tarafından Dahilde İşleme Rejimi ile ihraç kayıtlı olarak satılabilecek şeker stokunun bulunmadığı dönemlerde dahil, ithalata meydan vermemek için yurt içine dünya fiyatından zararına satış gerçekleştirilmektedir. İhraç kayıtlı olarak düşük fiyatlı şeker satışlarından kaynaklanan zararın 2002’ye kadar Hazine tarafından karşılanmasına rağmen, bu tarihten sonraki zararlar TŞFAŞ tarafından karşılanmaktadır. 2003 yılının ikinci yarısından 2010 yılı Eylül ayı sonu itibariyle ihracatçıyı desteklemek amaçlı satılan 1 milyon 40 bin ton şekerden Türkşeker tarafından üstlenilen görev zararı, 674 milyon TL’ye ulaşmıştır. Böylece kurum, ekonomik açıdan içinden çıkılmaz bir darboğaza sokulmaktadır. Kurum harcamaları ve çalışanların maaş ödemeleri için banka kredilerine başvurulmak zorunda kalınmıştır. Türkşeker’in ithalatı ve kaçak şekeri önlemek adına üstlendiği bunca yükün yanı sıra ülkemizde, NBŞ hammaddesi olarak her yıl 1,2 milyon ton mısır ithal edilmektedir. Uygulamada yapılan bu yanlışlar, NBŞ üretimi adına ülkemiz insanına ve Türk çiftçisine yapılan haksızlıkları gözler önüne sermektedir.
Sendikamız Şeker-İş tarafından her yıl pancar şekeri aleyhine haksız bir şekilde yapılan kota artışı kararlarına karşı 2005/2006 pazarlama yılı itibariyle Danıştay nezdinde Bakanlar Kurulu Kararının iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açmış ve bu kararların iptal edilmesini sağlamıştır. Fakat her pazarlama yılı başında tahsis edilen kota miktarları kadar üretim yapıldığı için hukuki olarak alınan kararlar hayata geçirilememiştir. Bu durum karşısında sendikamız, ülke ekonomisi ve halk sağlığını olumsuz yönde etkileyen NBŞ ve tatlandırıcılara karşı alınan Danıştay kararlarına rağmen belirlenen kota uygulamalarının devam etmesi üzerine konuyu 04.08.2008 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımak zorunda kalmıştır. Verdiğimiz hukuki mücadelenin temel kaynağını pancar ve pancar şekerinin ülke ekonomisine yarattığı katma değer ile bu sektörden dolaylı ve dolaysız olarak faydalanan yaklaşık 6 milyon insanımız ve onların geleceği oluşturmaktadır. Son olarak sendikamız tarafından 2009/2010 pazarlama yılında Nişasta Bazlı Şeker kotalarının %50 oranında arttırılması kararına Danıştay nezdinde açılan davada 21.09.2010 tarihinde Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Sendikamızın yıllardır verdiği mücadelenin ve yaptığı açıklamaların haklılığını bir kez daha ortaya koymaktadır.
Ülkemizin menfaatleri göz önünde bulundurularak AB de olduğu gibi tarımsal destekler ülkemizde de uygulanmalıdır. Dünyanın en liberal ülkesi ABD ‘de olduğu gibi şeker fabrikaları özel sektör yerine pancar üreticileri tarafından işletildiği takdirde şeker üretiminde Türkiye’nin AB ülkeleriyle rekabet edebilme gücü artacak ve Türkiye dünyada pancardan şeker üreten ülkeler arasında yıldız bir konuma gelecektir.
Sendikamız Şeker-İş olarak bugüne kadar pancar sektöründen geçimini sağlayan ve bu alanda emeği olan pek çok üretici, çiftçi ve çalışanlarımız için ülkemizin menfaatleri başta olmak üzere şeker sanayi konusunda her türlü fedakarlığa hazır olduğumuzu ve yapılan yanlışlara karşı verdiğimiz kararlı mücadelemize bugünden sonra da aynı azimle devam edeceğimizi kamuoyuna bildirmek isteriz.
Saygılarımızla,
Şeker-İş Sendikası
Genel Başkanı
İsa GÖK






Online: 9