Ana Sayfa

Basın-Yayın

Şeker-İş Dergisi

İletişim

ANA MENÜ
ATATÜRK VE ŞEKER SANAYİ




HAVA DURUMU

ANKARA 22°C


Bugün:Yağmur
Bugün

22°C | 10°C
Yarın

19°C | 8°C

Tüm Şehirler
DÖVİZ KURLARI

DOLAR Alış : 1.8300 Satış : 1.8400
EURO Alış : 2.3350 Satış : 2.3500
Çeyrek Altın Alış : 153.1250 Satış : 161.5000

Tüm Kurlar
ŞEKERİN GELECEĞİ
Genel Başkanımız İsa GÖK'ün Artan Terör Olayları Üzerine Değerlendirmesi

GENEL BAŞKANIMIZ İSA GÖK’ÜN SON ZAMANLARDA ARTAN TERÖR EYLEMLERİ ÜZERİNE DEĞERLENDİRMESİ

TERÖRE VE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI DAHAKARARLI MÜCADELE VERİLMELİDİR!!!


     Son zamanlarda artan terör eylemleri sonucu bölücü teröre şehit verdiğimiz evlatlarımızın, aziz milletimizin omuzlarında toprağa verildiği, bölücülüğün lanetlendiği, milli bir heyecan ve öfkenin vatan sathına dalga dalga yayıldığı acılı bir süreci yaşamaktayız. Aziz vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin birliği uğruna verilen kahramanca mücadeledeki can kayıplarımızın devam ettiği bu sancılı süreçte; Şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize, ailesine ve Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize sabır ve başsağlığı diliyorum.
 
     Düşmanları güldürmemek için ağlamayacağını söyleyip sadece Vatan Sağ olsun diyen yüreği yanık babalara, düğün hazırlığı yaparken şehit olan oğlunun ardından “kuzum sana hakkım helal” diyen gözü yaşlı analara, ağabeyinin üniforması ile törene katılan acılı kız kardeşlere ve henüz kısa süre önce kurduğu yuvanın terör örgütünün hain saldırısıyla yıkılması sonucu eşini kaybeden kahraman teğmenimize, milletimizin bir aile ferdi gibi sahip çıkmasından büyük bahtiyarlık duyuyorum Çünkü ülkesi, devleti ve milleti için canını seve seve feda eden şehitler bizim en mukaddes varlıklarımızdır. Bu milli duygu ve düşünceye vakıf olan Türk milleti; yürek birliği içinde, sanki kendi ocaklarından çıkmışçasına aziz şehitlerini her zaman kucaklamış ve sanki ateş kendi evlerine düşmüş gibi, bu elim hadiseleri derinden sahiplenmişlerdir.
Takdir edersiniz ki şanlı ve kahramanlıklarla dolu bir tarihi geçmişe sahip olan milletimiz, yaşanmış bir destan sonucunda kendi geleceğini belirleme imkânını Cumhuriyetimizin ilanı ile bulmuş, şanlı tarihi boyunca birçok medeniyeti hoşgörü ve kardeşlik duygularıyla bağrına basarak sahiplenmiş ve bu anlayışla Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini, egemenlik hak ve sınırlarını, bin yıla yaklaşan bir tarih birikimiyle, kendi milli değerleri üzerinde oluşturmuştur.
 
    Günümüz dünyasında terör sadece bir ülkenin veya bir bölgenin karşılaştığı bir sorun olmaktan çıkmış, dünyanın hemen her bölgesinde ve neredeyse bütün devletlerin belli ölçüde karşılaştıkları bir gerçek olmuştur. Türkiye ise bu terör sorunundan en fazla etkilenen ülkelerden biri olmuştur. Bunun en açık örneği; 1984’ten bu yana pkk terör örgütünün ortaya çıkması ve gerek ülke içinde ve gerekse ülke dışında Türkiye’ye karşı yürüttüğü terör eylemleri olmuştur.
 
     1984 yılından bu yana Türkiye’de tam anlamıyla pkk ile ilgili gerçek bir strateji ve öngörü, maalesef tam anlamıyla oluşturulamamıştır. Bu strateji ve öngörü yoksunluğunun temel nedenlerinden biri, 25 yıldır terörle mücadele eden Türkiye"de “teröristle mücadele” ile “terörizmle mücadele” arasındaki büyük farkın hala anlaşılamamış olmasıdır. Türkiye, “teröristle mücadele”yi silahlı kuvvetleri aracılığıyla son derece azimli ve başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Ancak “Terörizmle mücadele” ise terörle mücadelenin daha geniş kapsamlı boyutlarını içinde barındıran; siyasal, ekonomik, kültürel, diplomatik ve psikolojik boyutlardır ve bunlar, mücadelenin ana kısmını oluşturmaktadır. Bu açıdan; 2002’de sıfır noktasına inen terörün 2010’a gelinceye kadar tekrar kazandığı ivme göz önünde bulundurulduğunda, “terörizmle mücadele” boyutunun siyasal, ekonomik, kültürel,diplomatik ve psikolojik boyutlarda daha kapsamlı bir şekilde ele alınması ve uygulanması gerekliliği daha açık ve zorunlu bir hale gelmiştir.
 
     Bugün gelinen noktada, terörün odağı haline gelen Türkiye; asla ve asla basit tedbirlerle geçiştirilemeyecek ve vakit kazanarak üstü örtülemeyecek kadar ciddi ve beka düzeyinde bir buhran ile karşı karşıyadır. Bütün milli meselelerde olduğu gibi, bu buhranın da milletimizin katılım ve desteği ile çözülmesi bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır. Çünkü terörün hüküm sürdüğü ve kanayan bir yara haline geldiği ülkemizde; terörle mücadele her ferdin en kutsal vazifesidir. Ne mutlu ki, bu konuda aziz milletimiz, milli bir karar için her desteği verecek olgunluğa ulaşmış bulunmaktadır. Bu nedenle toplumun her kesimi, artık bıçağın kemiğe dayanmış olduğu terör ve arkasındaki bölücülüğün bir son bulması için,siyasi iktidarın ihtiyaç duyacağı kararlılık ve cesareti ortaya koyacağını açıkça göstermiştir.
 
      Bu itibarla, sabrı taşma noktasına gelen aziz milletimizin, cadde ve meydanlardaki mesajının doğru okunması gerekmektedir. Aziz Milletimizin yükselen tepkisi, yalnızca pkk terörüne değil, aynı zamanda içte ve dıştaki işbirlikçilerine, ayrıca her türden kökeniyle birlik ve beraberlik sınırları içerisinde kardeşçe yaşayan ülkemizde bu birlik ve beraberliğe nifak tohumlarını ekme gayretleriyle bölücülük faaliyetlerinde bulunan kesimlere yönelik kararlı bir haykırış olarak yorumlanmalı ve tedbirler buna göre alınmalıdır. Bu hususta Aziz Milletimiz; geçmişinden bu yana devletine ve ordusuna olan inancı ve bağlılığıyla her türlü desteği sağlamış ve bundan sonra da sağlamaya devam edecektir. Milletinin manevi desteğini ve gücünü arkasına alan bir siyasi iradenin ve ordunun üstesinden gelemeyeceği hiçbir sorun yoktur ve olamaz. Bilinmelidir ki, terör ne tür bir eylem yaparsa yapsın bunu önlemenin yolu, devleti ve milletiyle bir bütünlük içerisinde bulunan siyasi iktidarın alacağı tedbirler ile güvenlik güçlerinin çalışmalarından geçecektir. Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti; devleti,ordusu ve milletiyle bölünmez bir bütünlük ve bağlılıkla hareket ederek,kendine yaraşır şekilde milli görevini ve demokratik tutumunu sergilemelidir.
 
       Bu bağlamda, terörün ve terör eylemlerinin giderek arttığı ve milletimizin kardeşliğine musallat olduğu bu ağır şartlar karşısında, devleti, milleti ve ordusuyla toplumun her kesimi birlik ve beraberlik içerisinde, terör ve bölücülüğe karşı kararlı bir duruş sergilemeli ve her şeye rağmen terörle mücadele azmini yüksek tutmalıdır.
 
       Şeker–İş Sendikası olarak taşıdığımız bu hassasiyet ve inançla; devleti, milleti ve ordusuyla bölünmez bir bütünlük teşkil eden ülkemize karşı gerçekleştirilen her türlü terörü ve terör eylemlerini şiddetle kınarken, son zamanlarda artan hain terör saldırıları sonucu kaybettiğimiz şehitlerimize Allah’tan rahmet,yakınlarına ve Kahraman Silahlı Kuvvetlerimize başsağlığı diliyor, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve O’nun temel niteliklerini korumak uğruna canlarını feda etmekten çekinmeyen bütün şehitlerimizi, rahmetle, gazilerimizi minnetle anar,aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliriz.
 
Saygılarımla,
Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı
İsa GÖK


Share

Sayfalar:
1


SİTE İÇİ ARAMA

BAŞKANIMIZ
DERGİLER



Şeker-İş Dergisi 121. Sayısı


Tüm Dergiler
GAZETELER



ŞEKER GAZETE sayı: 6


Tüm Gazeteler
BİLGİLER
İSTATİSTİK
Online: 10
Bugün Tekil: 98
Bugün Çoğul: 774
Toplam Tekil: 1,500
Toplam Çoğul: 7,192
İp: 38.107.179.236
ANA MENÜ BAŞKANIMIZ BİLGİLER




Ana Sayfa

Kurumsal Yapı

Arge-Faaliyetleri

Basın-Yayın

Eğitim

Şeker-İş Vakfı

Hukuk-Mevzuat

Faydalı Linkler

Fotoğraf Galerisi

İletişim

Başkanın Özgeçmişi

Fotoğrafları

Başkanın Mesajı

Şeker Üretimi

Fabrikalar Hakkında

Şeker Fabrikaları


Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © Türkiye Şeker Sanayii İşçileri Sendikası 2010 İletişim İçin: info@sekeris.org.tr

Web tasarım : Erka Reklam & Hürriyet İlan Ajansı