Şeker Kurumu ve Şeker Yasası
ŞEKER KURUMU
-T.C. Şeker Kurumu, 19 Nisan 2001 tarihinde yürürlüğe giren 4634 sayılı Şeker Kanunu ile kurulmuştur. Kamu tüzel kişiliğine sahip olan Kurum, Şeker Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın uygulanmasını sağlamak,
uygulamayı denetlemek ve sonuçlandırmak, Kanunda verilen yetkiler çerçevesinde düzenlemeler yapmak ve Kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere oluşturulmuştur.
- T.C. Şeker Kurumu, 24/12/2003 tarih, 25326 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, düzenleyici ve denetleyici kurum statüsündedir.
- Kurumun merkezi Ankara'dadır.
-Kurumun organları, Şeker Kurulu ve hizmet birimleridir.
- Şeker Kurulu, Kurumun karar organı niteliğinde olup, Şeker Kanunu kapsamındaki her türlü kararları alır ve uygular. Kurulun başkanı Kurumun da başkanıdır.
- Kurum, Kurul tarafından yönetilir.
- Kurumun ilişkili olduğu Bakanlık, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'dır.
ŞEKER KURULU
- Şeker Kurulu, biri Başkan ve biri Başkanvekili olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur.
- Kurul Başkanı, Kurumun da başkanıdır. Kurumu, idare ve yargı mercilerinde ve üçüncü kişilere karşı başkan temsil eder. Kurulun işleri ile ilgili olarak kamuya bilgi verilmesi de Başkanın görevleri kapsamındadır.
- Bakanlar Kurulu; Bakanlık, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Müsteşarlığın bağlı olduğu Bakanlık, sakaroz kökenli şeker üreten ve sermayesi kamuya ait olan Şirket ile pancar kooperatiflerinin oluşturduğu üst birliğin göstereceği ikişer aday, sakaroz ve nişasta kökenli şeker üreten şirketlerin her grubundan Türkiye'deki fabrikalarından nominal üretim kapasitesinin son üç yıl ortalama üretimi en fazla olan iki şirketin ayrı ayrı önerecekleri ikişer aday arasından birer üye olmak üzere bir Başkan ve altı üye seçer ve atar. Başkanvekilini, Kurul üyeleri kendi aralarından seçer.
- Kurul üyelerinin görev süresi beş yıldır.
- Kurula atanan üyelerin, temsil ettikleri kuruluşlardaki görevlerinden ayrılmaları halinde üyelikleri sona erer. Bu nedenle veya diğer herhangi bir nedenle üyelikleri sona erenlerin yerlerine Bakanlar Kurulu tarafından en geç bir ay içinde yeni bir üye seçilir ve bu maddede belirtilen usule göre atamaları yapılır. Bu şekilde atananlar, yerine atandıkları üyelerin sürelerini tamamlar.
- Kurul, Başkanın daveti üzerine ayda iki defadan az olmamak üzere üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Kurul, Başkanın daveti veya en az üç üyenin yazılı isteği ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile olağanüstü toplantı yapabilir. Toplantıyı Kurul Başkanı veya yokluğunda Başkanvekili yönetir. Her bir toplantının gündemi toplantıdan önce Başkan ya da yokluğunda Başkanvekili tarafından hazırlanarak Kurul üyelerine bildirilir.
- Kurul Başkan ve üyelerinin toplantılara katılmaları esastır. Kurul üyelerinden mazereti olanların toplantıdan önce mazeretlerini Kurul Başkanına bildirmeleri gerekir. Arka arkaya dört toplantıya veya bir yıl içinde toplam on toplantıya mazeretsiz olarak katılmayan üyeler istifa etmiş sayılırlar. Yerlerine bu maddede belirtilen usullere göre yeni üye atanır.
- Kurul, kararlarını üye tam sayısının salt çoğunluğunun aynı yöndeki oyu ile alır. Kurul üyeleri çekimser oy kullanamazlar.
Kurul üyeleri:
Başkan Mehmet Azmi AKSU Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.
Başkanvekili Vedat MİRMAHMUTOĞULLARI T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
Üye Ahmet YAKICI Dış Ticaret Müsteşarlığı
Üye Mehmet Vehbi GÜNAN T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
Üye Recep KONUK S.S. Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği
Üye Mustafa Fevzi YÜKSEL Sakaroz Kökenli Şeker Üreten Özel Şirket
Üye M. Muzaffer SAYINATAÇ Nişasta Kökenli Şeker Üreten Şirket
Kurulun görev ve yetkileri ile denetimi
Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
a) A ve B kotalarının tespiti, iptal ve transferleri hakkında kararlar alır ve uygular.
b) Kurum harcamaları ve işlemleri, depolama primi, araştırma geliştirme faaliyetleri ile benzeri idarî giderler için kullanılmak üzere, faaliyetteki şirketlerin cari pazarlama yılına ait, yeni kurulan şirketlerin ise ilk pazarlama yılına ait A kotaları karşılığı şeker miktarının ilgili pazarlama yılı başındaki fabrika satış fiyatı üzerinden hesaplanacak tutarının binde beşini aşmamak üzere katılım paylarını belirler, bu konuda karar alır ve uygular. Her bir pazarlama yılı için Kurulca hesaplanarak Eylül ayının ilk haftasında şirketlere bildirilecek olan katkı payı tutarının onikide biri Eylül ayından başlamak ve takip eden takvim yılının Ağustos ayında tamamlanmak üzere, her ay sonunu takip eden yedi iş günü içinde Kurum özel hesabına aktarılır. Katılım paylarını yeniden belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
c) Şeker için depolama kesintisinin yapılıp yapılmaması, prim ödenip ödenmemesi hususunda karar alır ve uygular. Yurt içi üretim ve pazar işleyişlerinde bu Kanunun amaçlarına uygun olarak düzenleme yapmaya, depolama kesintisini almaya, depolama prim miktarlarını tayin, sarf ve mahsuba ilişkin kararlar alır.
d) İç fiyat, arz talep dengesi ve spekülatif etkileri dikkate alarak şeker ticaretinde yapılması istenen düzenlemeler konusundaki görüşlerini Müsteşarlığa bildirir.
e) Bu Kanunda öngörülen idarî para cezalarını uygular.
f) Sektörle ilgili araştırma-geliştirme faaliyetlerini yönlendirerek organizasyon sağlar ve gerekli olduğu hallerde kaynak tahsis eder.
g) Bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi; kamu kurum ve kuruluşları ile piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bunların her türlü birliklerinden isteyebilir. Kurul tarafından istenen bilgiler tam ve doğru olarak, talep edilen süre dahilinde ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından Kurula verilir.
h) Şirket ve bünyesindeki fabrikalarda, görevleri ile ilgili konularda araştırma ve denetimde bulunabilir. Bu amaçla gerektiğinde ilgili kurum, kuruluş ve kişilerden yararlanabilir.
ı) Bu Kanunun amaçlarına uygun olarak sektörle ilgili diğer hususlarda kararlar alır ve uygular.
j) Yurt içinde ve dışında konusu ile ilgili kuruluşlarla işbirliği yapabilir, gerektiğinde bu kuruluşlara üye olabilir.
- Kurul, ticarî sırlar ve gizli rekabet bilgileri de dahil olmak üzere, ticarî açıdan hassas olan her türlü bilginin açıklanmasını engelleyecek usul ve esasları belirlemek ve uygulamakla görevlidir.
- Kuruma ait gelirler, Türkiye'de yerleşik bankalarda açılacak hesaplarda toplanır. Bu hesaplardan Kurul, bu Kanunun amaçlarına uygun olarak harcama yapmaya yetkilidir.
- Kurumun denetimi Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından yapılır.
ŞEKER YASASI DEĞİŞİKLİK TASARILARI
-Şeker Kurumu’nun kapatılmasının ardından, “sehven” alındığı söylenen bu kararı meşrulaştırmak amacıyla Şeker Kanunu’nda değişiklik öngören bir tasarı hazırlanmıştır.
- Söz konusu tasarı; NBŞ kotalarının kuru madde esasına göre tespitine, illegal NBŞ tesislerinin yasa kapsamına alınmasına, Bakanlar Kurulu’na tanınan NBŞ kotasını % 50 arttırma ve eksiltme yetkisinin % 50 arttırma şeklinde değiştirilmesine ilişkin hükümler içermiştir.
- Tasarıya karşı Sendikamızca yürütülen mücadele neticesinde bu tasarı biraz yumuşatılmış ve yeni şekliyle TBMM’ye sevkedilmiştir.
- Ancak tasarının yasalaşması halinde Şeker Kurulu’nun göstermelik bir şekle dönüşeceği, özerk yapısının kaybolacağı ve siyasi etki altında kalacağı, kısa dönemde pancar şekeri stoklarının 1 milyon tonu aşacağı, pancar tarımının ve pancar şekeri üretiminin daralacağı, pancar şekeri fabrikalarının büyük çoğunluğunun kapanabileceği, yan sektörlerle birlikte düşünüldüğünde yaklaşık 6 milyon insanın bundan olumsuz etkileneceği, sosyal bunalımların ve iç göçün olağanüstü artacağı görülmüştür. Tasarı ülke ekonomisine, pancar tarımına ve pancar şekeri sektörüne kalıcı olarak zarar verecek nitelikte bulunmuştur.
- Bu riskleri gören Sendikamız Şeker-İş, tasarının yasalaşmasını engellemek amacıyla girişimlerde bulunmaya devam etmiştir. Sektörün diğer kesimlerinin de desteğini alan Sendikamız, gerek ilgili kişi ve kurumlar nezdinde, gerekse basın kanalıyla gerçekleştirdiği bu girişimler neticesinde yoğun bir kamuoyu baskısı oluşturmayı başarmıştır.
- Tasarının görüşülmekte olduğu TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyelerine Sendikamızın görüşlerini içeren dosyalar iletilmiştir.
- Bunun üzerine 22 Haziran 2005 Çarşamba günü, Tasarı üzerinde çalışan Alt Komisyon toplantısına davet edilen Genel Başkanımız İsa GÖK, konuya ilişkin endişelerimizi Komisyon üyelerinin huzurunda bizzat dile getirmiştir.
- Toplantı sonucunda Alt Komisyon tarafından Sendikamızın Danıştay’da açtığı davanın akıbetinin sorulmasına ve tasarının ülkemiz ihtiyaçlarını karşılamadığı doğrultusunda tavsiye kararı yazılmasına karar verilmiş ve tasarı rafa kaldırılmıştır.
Ancak halen zaman zaman gündeme getirilen tasarı ile ilgili olarak Sendikamız Şeker-İş’in mücadelesi devam etmektedir.
ŞEKER KANUNU DEĞİŞİKLİK TASARISI HAKKINDA
SENDİKAMIZ ŞEKER-İŞ’İN GÖRÜŞLERİ
ŞEKER YASASI DEĞİŞİKLİK TASARILARI
-Şeker Kurumu’nun kapatılmasının ardından, “sehven” alındığı söylenen bu kararı meşrulaştırmak amacıyla Şeker Kanunu’nda değişiklik öngören bir tasarı hazırlanmıştır.
- Söz konusu tasarı; NBŞ kotalarının kuru madde esasına göre tespitine, illegal NBŞ tesislerinin yasa kapsamına alınmasına, Bakanlar Kurulu’na tanınan NBŞ kotasını % 50 arttırma ve eksiltme yetkisinin % 50 arttırma şeklinde değiştirilmesine ilişkin hükümler içermiştir.
- Tasarıya karşı Sendikamızca yürütülen mücadele neticesinde bu tasarı biraz yumuşatılmış ve yeni şekliyle TBMM’ye sevkedilmiştir.
- Ancak tasarının yasalaşması halinde Şeker Kurulu’nun göstermelik bir şekle dönüşeceği, özerk yapısının kaybolacağı ve siyasi etki altında kalacağı, kısa dönemde pancar şekeri stoklarının 1 milyon tonu aşacağı, pancar tarımının ve pancar şekeri üretiminin daralacağı, pancar şekeri fabrikalarının büyük çoğunluğunun kapanabileceği, yan sektörlerle birlikte düşünüldüğünde yaklaşık 6 milyon insanın bundan olumsuz etkileneceği, sosyal bunalımların ve iç göçün olağanüstü artacağı görülmüştür. Tasarı ülke ekonomisine, pancar tarımına ve pancar şekeri sektörüne kalıcı olarak zarar verecek nitelikte bulunmuştur.
- Bu riskleri gören Sendikamız Şeker-İş, tasarının yasalaşmasını engellemek amacıyla girişimlerde bulunmaya devam etmiştir. Sektörün diğer kesimlerinin de desteğini alan Sendikamız, gerek ilgili kişi ve kurumlar nezdinde, gerekse basın kanalıyla gerçekleştirdiği bu girişimler neticesinde yoğun bir kamuoyu baskısı oluşturmayı başarmıştır.
- Tasarının görüşülmekte olduğu TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyelerine Sendikamızın görüşlerini içeren dosyalar iletilmiştir.
- Bunun üzerine 22 Haziran 2005 Çarşamba günü, Tasarı üzerinde çalışan Alt Komisyon toplantısına davet edilen Genel Başkanımız İsa GÖK, konuya ilişkin endişelerimizi Komisyon üyelerinin huzurunda bizzat dile getirmiştir.
- Toplantı sonucunda Alt Komisyon tarafından Sendikamızın Danıştay’da açtığı davanın akıbetinin sorulmasına ve tasarının ülkemiz ihtiyaçlarını karşılamadığı doğrultusunda tavsiye kararı yazılmasına karar verilmiş ve tasarı rafa kaldırılmıştır.
Ancak halen zaman zaman gündeme getirilen tasarı ile ilgili olarak Sendikamız Şeker-İş’in mücadelesi devam etmektedir.
ŞEKER KANUNU DEĞİŞİKLİK TASARISI HAKKINDA
SENDİKAMIZ ŞEKER-İŞ’İN GÖRÜŞLERİ
Taslaktaki Önemli Değişiklikler
- Taslak metninde en önemli değişikliklerin;
• Şeker Kurumu’nun tamamen kaldırılması ve Şeker Kurulu’nun Bakanlık bünyesine alınması,
• Kota tahsisinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın onayına tabi tutulması,
• Bakanlar Kurulu’na tanınan NBŞ kotasını % 50 arttırma veya azaltma yetkisinde yapılan değişiklikle bu yetkinin sadece “artış” yönünde düzenlenmesi,
• C şekerinin fabrikaların kotaları nispetinde belirlenmesi ve kota altı üretim yapılması durumunda noksan kısmın C şekeri stoklarından karşılanmasına olanak tanınması,
• Özelleştirilen fabrikalara kota transferi ve kota üstü üretim imkanı verilmesi
olduğu göze çarpmaktadır.
- Şeker Kurumu’nun Kaldırılması : Şeker Kurulu’nun özerk yapısı tamamen kaybolacak ve kota tahsisinin bu şekilde Bakanlık emrinde olması ile gelecekte sistem tamamen siyasi etki altına girecektir.
- Kota Tahsisinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Onayına Tabi Tutulması : Bu yeni yapılanma ile siyasi baskı ve tercihler ağırlık kazanabilecek, NBŞ şirketleri çok yönlü lobi faaliyetleri ile kotalarını arttırabilecekler ve sonuç çok uluslu güçlerin çıkarına olabilecektir. Sonuçta NBŞ’lerin kullandığı transgenetik mısır ithalatı patlayacak, böylece döviz kaybının yanı sıra pancar şekeri kotasının önemli bir kısmı da NBŞ gruplarına devredilmiş olacaktır.
- NBŞ Kotasının Belirlenmesinde Bakanlar Kurulu’na Tanınan “% 50 Eksiltme” Yetkisinin Kaldırılarak “% 50 Arttırma” Yetkisinin Korunması : Bu hüküm, Kurul’un kararlarına müdahale olanağı tanıyarak işlerliğini ve özerkliğini engelleyen niteliktedir ve çelişki yaratmaktadır. Kotaların belirlenmesi, arttırılması veya eksiltilmesi, tamamen Kurul’un yetkisinde olmalıdır.
Öte yandan, AB ile müzakere sürecinin başlayacağı günümüzde, gelecekte karşılaşılabilecek durumlar dikkate alınarak yetkinin iki yönlü olması gerekmektedir.
- C Şekerinin Belirlenmesine ve Kullanımına İlişkin Düzenlemeler : Bu kapsamda verilecek C şekeri kotasının belirlenebilmesi için talebin doğru saptanması son derece önemlidir. Talebin tam olarak karşılanamaması durumunda, yabancı menşeli şekerin ülkeye girişi mümkün olacaktır. Cari yılın A kotasının önceki yıllara ait C şekeri stoklarından karşılanması, şirketlerin maliyet avantajı yaratmasına ve dolayısıyla haksız kazanç sağlamalarına, hammadde üreticilerinin ise mağduriyetine sebep olacaktır.
- Özelleştirilen Fabrikaların Kotalarına İlişkin Düzenlemeler: Özelleştirilen şirketlerin kendi fabrikaları arasında kota aktarımına imkan tanınmaktadır. Bu durum, özelleştirmeler esnasında bilhassa sosyal amaçlı kurulmuş fabrikaların sırf kotalarını kullanıp kapatmak amacıyla satın alınmasına yol açabilir. Ayrıca özelleştirilen fabrikaları satın alan şirketlere, satın aldıkları tarih esas olmak suretiyle ve başlayacak ilk pazarlama yılı için, ülke toplam A kotası ile ilişkilendirilmeksizin ilgili şirket bazında tahsis edilen kotanın % 10'’u oranında artırım yapılabilmesine imkan tanıyan hüküm, haksız rekabet yaratacaktır.
YASA DEĞİŞİKLİĞİ NASIL OLMALI
- Ülkemizin acilen yeni ve dünyayla uyumlu bir pancar şekeri üretim politikası oluşturması ve isabetli kararlar alarak uygulamaya koyması hayati önem taşımaktadır.
- Türkiye, uluslararası üstünlüğe sahip olduğu, ihraç potansiyeli yüksek olan bu üründe ithalatçı konuma düşmemek için gereken önlemleri bir an önce almalıdır.
- Yasa değişikliği yapılırken, Danıştay’ın Şeker Kurumu’nun kapatılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı hakkında verdiği yürütmenin durdurulması hükmü ve gerekçeleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu doğrultuda;
- Şeker Kurumu’nun varlığı ve özerkliği korunmalıdır. Kurum, siyasi baskıyı engelleyecek, ülkenin ve sektörün çıkarlarını gözetecek bir yapıya kavuşturulmalıdır.
- NBŞ kotaları AB ülkelerinde olduğu gibi % 2 seviyesine çekilmeli, tüm dünyada stratejik önemi olan pancar tarımı ve hassas ürün olarak kabul edilen şeker pancarı üretimi desteklenmeli, korunmalı ve teşvik edilmelidir.
- Şeker Kurulu’nun yapısı demokratikleştirilmeli ve kamu kesimi yerine sektör temsilcilerinin ağırlığı arttırılmalıdır. Bu çerçevede sektördeki en önemli sosyal taraflardan biri olan ve her türlü gelişimden doğrudan etkilenen çalışanların da Kurul’da temsil edilmeleri sağlanmalıdır.
- Sendikamızın açtığı davanın Danıştay tarafından kabulü ile sektörün taraflarından birinin de çalışanlar olduğu ülkemizin en önemli yargı kurumlarından biri tarafından açıkça tescillenmiştir. Bu doğrultuda yasada da gerekli değişiklik yapılarak çalışanların Kurul’da temsiline imkan tanınmalıdır.
- Yasadışı yollarla kota üstü üretim ve satış yaparak haksız rekabet yaratan kurumlara yönelik cezalar ağırlaştırılmalı, bu davranışların tekrarı halinde ilgili kurumların sektörden men edilmesi sağlanmalıdır.
- Özellikle NBŞ üretiminde ithal girdilerin bolca kullanılması göz önüne alınarak her türlü hammaddenin ülke içinden temini esası getirilmeli, buna ilişkin önlemler alınmalı, böylelikle kendi çiftçimizin ve yan sanayimizin desteklenmesi temin edilmelidir. Ülke kaynaklarının dışarıya akıtılması engellenmelidir.
- Aynı şekilde şeker ve yapay tatlandırıcı ithalatı ve kaçakçılığı da caydırıcı gümrük vergileri ve cezalarla engellenmeli, yurtiçi üretim korunmalıdır.
- Destekleme ve koruma mekanizmalarının işletilmesini temin edecek, ihracatı teşvik edecek şekilde kaynak sağlayacak bir Şeker Fonu oluşturulmalıdır.
- Taslakta yer alan ve yukarıda özetlediğimiz haksız rekabete ve haksız kazanca yol açabilecek hükümler yeniden gözden geçirilmeli, bu sakıncalar bertaraf edilmelidir.
Araştırma