Özelleştirmenin Olası Etkileri


Türkşeker’in gelişigüzel özelleştirilmesi halinde; Eski teknoloji, düşük ölçek ve yüksek maliyetlerle üretim yapan, büyük çoğunluğu kurulu oldukları yörelerdeki tek sanayi tesisi ve istihdam alanı olma özelliğini taşıyan pek çok fabrikanın özelleştirilmesi mümkün olmayacak, yanlış şeker politikaları nedeniyle kapanması gündeme gelecek, en az 15 ila 18 arasında fabrika kapanmak zorunda kalacaktır.
Bu durumda pancar ve şeker üretiminin % 40 – 50 oranında daralması beklenmektedir. Sektörel istihdamın ise % 50 – 60 oranında azalacağı tahmin edilmektedir.
Ayrıca taşımacılık, hayvancılık, maya sektörü, yem sanayi, zirai mücadele, tarım aletleri gibi yan sektörler de bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Türkiye ihracatçı konumda olduğu maya sektöründe ithalatçı konuma düşecek, yemde 400 bin ton, melasta ise 3 milyon ton açık oluşacak ve hemen hemen tamamen ithalata yönelmek zorunda kalınacak, sadece şekerde değil pek çok yan üründe tamamen dışa bağımlı hale gelinecektir.
Yan sektörlerdeki gerileme yöresel ekonomilerde de çöküşe neden olacak, bölgesel kalkınma ve ülke ekonomisinin pek çok dalı sekteye uğrayacak, sonuçta yörede yaratılan ve paylaşılan katma değerde kayıplar yaşanacaktır. Bu durumda çiftçisinden işçisine, esnafından yan sektörlerde çalışanlarına kadar doğrudan ve dolaylı şekilde aileleriyle birlikte yaklaşık 6 milyon kişi bundan olumsuz etkilenecek ve özelleştirmenin yok edici etkisi asıl olarak sosyal alanda kendini gösterecektir.
Böyle bir durumda köyden kente göç olgusu hızlanacak, en büyük gelir kaynağından mahkum olan çiftçiyi köyde tutmak mümkün olmayacaktır. İşsizlik artacak, işsizleri yerlerinde tutmak mümkün olmayacaktır. Geçimini büyük ölçüde şeker fabrikalarının oluşturduğu ekonomik faaliyet alanlarına dayandıran esnaf sıkıntıya düşecek, esnaf iflasları yaşanacaktır.
Büyük kentlere göç olgusu hızlanacak, büyük kentlerde hırsızlık, gasp, kap-kaç gibi güvenlik sorunları artacak, sokakta yürümek imkansız hale gelecektir. Kırsal kesimde ise şeker fabrikalarının bulunduğu yörelerde pek rastlanmayan terör olaylarında artış yaşanacaktır. Hem büyük şehirlerde, hem kırsalda kısa vadede ortaya çıkabilecek bu olumsuzlukların kısa vadeli politikalarla önlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle daha önlem alınamadan sorunlar büyüyerek önlenemez seviyelere ulaşacak ve sonuçta ülke güvenliğini tehdit edecek boyutlara varabilecektir. Pancar tarımından adeta vazgeçilmesi anlamına gelecek bu gelişmeler neticesinde son yıllarda zaten stok oluşumu ve kapasite daralması nedeniyle yaşanan problemler ağırlaşacaktır.
Sonuçta; mevcut ülke şeker sanayi çökecek, stratejik önemi olan pancar şekeri üretimi bitecek, gümrük duvarları koruyucu olamayacak ve sonuçta Türk şeker sanayi çökecek, Türkiye pancar şekeri üretiminde stratejik önemini yitirecek ve dev uluslar arası şirketlerin pazarı olacaktır. Şeker - İş Araştırma Grubu