Şeker-İş’in Özelleştirmeye Karşı Mücadelesi


31 Aralık 2004 tarihinde yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile Şeker Kurumu’nun kapatılması üzerine 30 Ocak’tan itibaren tüm milletvekillerine, Sanayi Bakanlığı’na, ziraat odalarına, başta Türk-İş ve TŞFAŞ Genel Müdürlüğü olmak üzere ilgili kişi ve kurumlara, ilgili sivil toplum örgütlerine yazılar yazılmış ve sendikamızca hazırlanan dosyalar gönderildi. * Sendikamızca 2 Şubat 2005 tarihinde Danıştay’da Şeker Kurumu’nun kapatılmasını öngören Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açıldı. Danıştay 13. Dairesi’nin 2005/5903 esas sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması sağlandı ve pancar tarımının önü açıldı.
* Ardından, Şeker Kurumu’nun kaldırılarak Kurul’un Sanayi Bakanlığı bünyesine alınmasını öngören ve NBŞ’lere yönelik tavizler içeren Şeker Kanunu değişiklik tasarısı gündeme geldi. Sendikamızın tepkisi üzerine ilkinin biraz değiştirilmesiyle oluşturulan ikinci bir tasarı hazırlanarak TBMM’ye iletildi.
* Ancak Sendikamız bu tasarıya karşı da etkin bir mücadele yürüttü. 16 Şubat 2005 tarihinden itibaren ilgili tüm kişi ve kurumlarla görüşmeler yapıldı. Yasanın görüşüleceği tüm komisyonlara ve milletvekillerine Sendikamızca hazırlanan dosyalar gönderildi. Sağlık komisyonunun toplantısına katılarak Sendikamızın görüşleri aktarıldı. Basında konunun geniş şekilde yer alması sağlandı. Sendikamızın bu çabaları sonucu yasa tasarısı TBMM Genel Kurulu’na sunulamadan rafa kaldırıldı.
* 30 Haziran 2005 tarihinden itibaren Sendikamızca hazırlanan “Pancar Tarımı, Pancar Şekeri Sanayi ve Özelleştirme” konulu dosyalar, başta Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık olmak üzere tüm bakanlıklar, milletvekilleri, Hazine, DPT, meslek odaları, siyasi partiler, Türk-İş, sendikalar, öğretim görevlileri ve başta köşe yazarları olmak üzere basınımıza ve yazarlarımıza gönderildi.
* 30 Aralık 2004 tarihinde Ankara Şeker Fabrikamızın bir kısım arazisinin Büyükşehir Belediyesi’ne bedelsiz devri üzerine Sendikamızca 28 Ekim 2005 tarihinde Danıştay’da dava açıldı. Danıştay 13. Dairesi’nde talebimizin reddedilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz edildi. Kurul, yürütmenin durdurulmasına karar verdi ve devir engellendi.
* 6 Aralık 2005’te ÖYK Kararı ile Bor, Ereğli ve Ilgın Şeker Fabrikaları özelleştirme programına alındı ve Özelleştirme İdaresi’ne devredilerek Sümer Holding’e bağlanmasından sonra Sendikamızın mücadelesi, artık bir varlık mücadelesine dönüştü.
* Karar üzerine Teşkilatımıza yazılan yazı ile mücadelemizin bu aşamasında şubelerimizin, üyelerimizin ve Türk pancar çiftçisinin desteğinin çok büyük önem kazandığı ve bu desteklerin sağlanması için şubelerimizin yörelerinde gerekli çalışmaları yapmaları istendi. Yani her şeye hazırlıklı olmak açısından eylem hazırlıkları başlatıldı.
* 16 Aralık 2005 tarihinde, Sendikamızca bastırılan broşür, takvim ve el ilanları teşkilatımıza gönderilmiş, yörelerimizde merkezi yerlere asılması ve halka dağıtılarak kamuoyunun bilgilendirilmesi sağlandı.
* 20 Ocak 2005 tarihinde olağanüstü gündemle toplanan Şeker-İş Başkanlar Kurulu, Şeker Sanayinin özelleştirilmesi ve sonuçları konusundaki görüşlerimizi içeren bir bildiri yayınlandı.
* 5 Ocak 2006 tarihinden itibaren ise, Sendikamızca hazırlanan dosyalar Başbakanlık, Sanayi Bakanlığı, Özelleştirme idaresi, Hazine, DPT, Maliye Bakanlığı, siyasi partiler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, AK Parti yöneticileri, Türkşeker, Türk-İş ve basın kuruluşları ile yöre milletvekillerine iletilmeye başlandı. Bu esnada Merkez Yönetim Kurulumuz birebir görüşmelerde bulundu. Sendikamızın özelleştirme ve sonuçları konusundaki görüşleri, bilimsel ve resmi verilerle desteklenerek tüm kişi ve kuruluşlara, sektörümüzle ilgisi olsun olmasın aklımızdan geçen her yere ulaştırıldı.
* Sendikamızca 26 Ocak 2006 tarihinde Bor, Ereğli ve Ilgın Şeker Fabrikalarının özelleştirme programına alınarak ÖİB’ye devredilmesine ilişkin ÖYK kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açıldı. Danıştay 13. Dairesi tarafından reddedilmesi üzerine, Sendikamızca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz edildi.
* Bu arada NBŞ’lerle olan mücadelemize de devam edildi. NBŞ kotalarının yine yüzde 50 oranında arttırılması üzerine Sendikamızca 28 Aralık 2005 tarihinde Danıştay’da dava açıldı. Danıştay 13. Dairesi’nin talebimizin reddedilmesi üzerine, Sendikamızca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz edildi. Kurul, yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
* 13 Nisan 2006 tarihinde Bor, Ereğli ve Ilgın Şeker Fabrikalarımızın ihale ilanı yayınlandı.
* 16 Nisan 2005 tarihinde olağanüstü gündemle toplanan Başkanlar Kurulumuz, “28 ilde sürekli eylem” kararı aldı ve bu karar 18 Nisan’da düzenlenen bir toplantıyla basınımıza ve kamuoyuna duyuruldu. Hazırlıklar derhal tamamlanarak 26 Nisan’dan itibaren eylemlerimiz gerçekleştirilmeye başlandı.
* Şubelerimizde eylem hazırlıkları yapılırken, Genel Merkezimizce de ilgili tüm kişi ve kurumlarla tekrar görüşmeler yapılarak Başkanlar Kurulumuzun eylem kararı kendilerine aktarıldı.
* Sendikamızca sürdürülen görüşmeler sonucu, sanayimizin masaya yatırılarak yeniden gözden geçirilmesine karar verildi ve ihale süreci 30 Haziran’a ertelendi.
* Erteleme sürecinde de sürekli yeni verilerle geliştirilen dosyalarımız, sık sık ilgili kişi ve kuruluşlara iletilmeye, birebir görüşmeler yapılmaya devam edildi. Yazılı ve görsel basının tüm olanakları sonuna kadar kullanılarak etkin bir kamuoyu oluşturuldu.
* Bu çabalarımızın sonucunda, ihale süreci ikinci kez 30 Kasım’a kadar ertelendi.
* Ancak ertelemenin geçici bir çözüm olduğunun bilincinde olan Genel Merkezimiz, bir an bile mücadelesine ara vermedi. Dosya bombardımanı ve görüşmeler aralıksız sürdürüldü.
* 8 Ağustos 2006 tarihinde Malatya Şeker Fabrikası’na ait arazilerin Malatya Belediyesine bedelsiz olarak devri üzerine Sendikamızca 6 Eylül 2006 tarihinde Danıştay’da dava açıldı. Ankara fabrikamıza ilişkin davayı emsal alan Danıştay, yürütmeyi durdurma kararı verdi.
* 13 Kasım 2006 tarihinde, Sendikamızca hazırlanan “Pancar Tarımı ve Şeker Sanayi” kitabı, yine ilgili ilgisiz akla gelebilecek tüm kişi ve kurumlara iletildi. Hemen ardından da pancar tarımı, şeker sanayi ve özelleştirme, nişasta bazlı şekerler gibi konularda Sendikamızca hazırlanan broşür, afiş ve el ilanları şubelerimize gönderilerek halka dağıtılması sağlandı.
* Şubelerimizde imza kampanyaları düzenlendi ve bu kampanyalarda toplanan 300 bin imza, 23 Kasım 2006 tarihinde Türk-İş Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen bir törenle, ilgili kişi ve kurumlara ulaştırılmak üzere Türk-İş Genel Başkanı Sayın Salih KILIÇ’a teslim edilmişdi. İmzalar aynı gün Türk-İş ve Sendikamız Yönetim Kurullarının katılımıyla oluşturulan bir heyet tarafından AK Parti Genel Merkezi’ne iletildi.
* Merkez Yönetim Kurulumuz, tüm ilgililerle bire bir görüşmeler gerçekleştirdi.
* Nitekim çabalarımız sonuç verdi. 28 Kasım 2006 tarihinde tüm özverili çabalarımızın, geceli gündüzlü çalışmamızın karşılığı alındı. BOR, EREĞLİ VE ILGIN ŞEKER FABRİKALARININ İHALESİ SÜRESİZ OLARAK İPTAL EDİLDİ.
* Bu arada Danıştay 13. Dairesi’nin Bor, Ereğli ve Ilgın Şeker Fabrikaları’nın özelleştirilmesine ilişkin davada buna esas ÖYK kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebimizi reddetmesi üzerine başvurduğumuz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Sendikamızın itirazını yerinde bularak tekrar gözden geçirilmesi için dosyayı 13. Daire’ye gönderdi.
* Danıştay 13. Dairesi’nde dosyamızın yeniden görüşülmesi yine talebimizin reddiyle sonuçlandı. Bu kez itirazımız üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 9 Nisan 2007 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verildi.
* Mevcut Danıştay kararlarına rağmen 27 Ocak 2007 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile NBŞ kotasının 200672007 pazarlama yılı için de % 50 arttırılması üzerine, Sendikamızca 29 Ocak 2007 itibariyle yeniden Danıştay’a başvurularak kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istendi. Danıştay 13. Dairesi, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı ve bu karara dayanak teşkil eden Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Şeker Kurumu işlemleri hakkında yürütmenin durdurulması kararı verdi.
MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR
* Şeker-İş Sendikası, Genel Merkezinden şube yönetimlerine, temsilcilerinden üyesine kadar tek bir yürek, tek bir bilek olarak inançla, azimle ve kararlılıkla mücadele etmiştir.
* Görüşlerini bilimsel verilerle destekleyerek öylesine güzel anlatmıştır ki; Pancar çiftçilerini, yöre esnafı ve halkını, meslek odalarını ve diğer sivil toplum kuruluşlarını, iktidar ve muhalefet partilerini ve yöre milletvekillerini, Türk-İş Yönetimini ve diğer sendikaları, TŞFAŞ Genel Müdürlüğü’nü, bilimsel çevreleri ve basını inancına ve mücadelesine ortak etmiştir. Bir anlamda Türkiye tarihinin en geniş tabanlı örgütlenmesini gerçekleştirmiştir. Halkın bilinçlendirilmesinde ve kamuoyu oluşturulmasında son derece etkili olmuştur.
* Ancak elde edilen kazanımlar, her zaman dile getirdiğimiz gibi mücadelemizin sonu anlamına gelmemektedir. Türkiye’nin önünde bir 2014 hedefi vardır. Türkiye, ne pahasına olursa olsun, AB’ye tam üyelik tarihi olarak belirlenen ve AB Şeker Rejimi Reformu’nun tamamlanacağı yıl olan 2014 yılına kadar mevcut kotalarını korumak, hatta yılda 20 milyon ton pancar kotasına erişmek zorundadır.
Bunun için;
- Öncelikle şeker fabrikalarının özelleştirme kapsamından çıkarılarak özerkleştirilmesi gerekmektedir. AB’ye tam üyelik tarihi olarak belirlenen 2014 yılına kadar ülkemiz Şeker Sanayi korunmalı ve devlet desteği sürdürülmelidir.
- Özelleştirme ancak 2014 yılından sonra gündeme getirilmeli, yöntem olarak da mülkiyet devri yerine işletme hakkının devri yöntemi benimsenmeli, fabrikaların işletme hakkı asıl sahipleri olan pancar çiftçilerine devredilmeli, her halükârda en az 10 yıl süresince pancar ve şeker üretim garantisi, fabrikaların modernizasyonu ve mevcut istihdamın korunmasına ilişkin hükümler getirilerek fabrikaların yaşatılması temin edilmelidir.
- Türkşeker fabrikalarının teknoloji ve ölçek sorunları çözülmeli,
- Fabrikaların üretim maliyetleri minimize edilmeli ve pazar olanakları iyileştirilmelidir. Bu konuda tüm kesimler üzerine düşen görevleri yerine getirmeli, devletimiz de kaçak şeker ve tatlandırıcı üretim ve satışını engellemelidir.
- Bor – Ereğli ve Ilgın Şeker Fabrikaları yeniden Türkşeker bünyesine kazandırılmalıdır.
- Ayrıca bu önlemler temel sorunların aşılması amacıyla alınacak diğer önlemlerle desteklenmeli, bilahare sektör yeniden masaya yatırılmalı, dünyadaki gelişmeler ve ülkemiz çıkarları doğrultusunda yeniden gözden geçirilmeli ve değerlendirilmelidir.
* BU HEDEFLERE ULAŞINCAYA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRDÜRÜLECEKTİR.
Şeker - İş Araştırma Grubu