Şeker'e İngiliz danışman


Pankobirlik'te hüsran, TZD'den isyan, Şeker'e İngiliz danışman! 14 Ağustos 2008 .
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin, kamuya ait 25 Şeker Fabrikasının özelleştirme sürecinin 'derhal durdurulmasını' istedi!

Yıllardır, tarım konusunda nerede ise 'tek başına, tek kişilik ordu' misali mücadele yürütüyor, TZD ve Başkanı. Kısa süre önce, yaklaşan Ramazan nedeniyle hububat, bakliyat, spekülatörleri ve karaborsacıları konusunda uyardı yetkilileri.

Dediklerinin hepsi de çıktı. Yetkin, şimdi de Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin (Türkşeker) 25 Fabrikasının özelleştirilmesinde 'etik - ahlaki' davranılmadığı iddiasında! Hem uyarıyor, hem de Özelleştirme sürecinin durdurulması çağrısını yapıyor. Çağrının gerekçesi, Şeker Özelleştirmesi için ihaleleri, şartnameleri, dosyaları hazırlayacak, ihaleler sırasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığına (ÖİB) 'danışmanlık' yapacak firma seçiminin 'yanlış ve ülke çıkarına olmadığı' tezi. ÖİB, 25 Şeker Fabrikasının satışında, İngiliz 'ED And FMAN' şirketini danışman seçti.

Yetkin'e göre ilginç olan, 'Bu İngiliz danışman şirketin dünya şeker piyasalarını yönlendiren, dünyadaki şeker üretimini organize eden, şeker borsasının hakim aktörü konumunda' olması! Başta şeker kamışı ve diğer tarımsal şeker üretiminde uluslararası 'yarı tekel' konumunda! Yani, Türkiye'deki şeker fabrikalarının satışına
danışmanlık için ED And FMAN'ın seçilmesi 'Kediye ciğer emanet edilmesi' gibi bir şey! Daha önceki bazı özelleştirmelerdeki gibi, kendisi de doğrudan sektörün 'içinde' olan, fabrika ve tesisleri bulunan, rakipleriyle rekabet eden bir yabancı şirketi 'danışman' seçerseniz, özelleştirmenin ne yönde ve kimler 'lehine' gelişeceğini tahmin edebilirsiniz! Geçen hafta Salı günü bu köşede yer alan ve halen www.korhaber.com haber sitesinde de yayında olan 'En tatlı özelleştirme Şeker mi, Pankobirlik yeter mi?' başlıklı yazımda 'Şeker özelleştirmesi' hakkındaki 'kulisleri', fabrikaların satılacağı 'kişiler ve grupların bugünden belli olduğu' iddialarını aktarmıştım.

Satış sonrası, çoğu fabrikanın, yeni sahiplerince 'Verimsizlik bahanesiyle kapatılacağını, bu fabrikaların kıymetli arsalarının rantı için alınmak istendiğini' dile getirmiştim. İlginç olan milyonlarca pancar ekicicisinin kooperatif örgütü Pankobirlik'in suskunluğu? Kamu dışında, kendisi de altı şeker fabrikasının sahibi, pancar ekicilerinin bu 'dev' birliği Pankobirlik, neden sessiz? TZD Başkanı İbrahim Yetkin, İngiliz danışmana 'isyan' ediyor.

Yerli danışman seçilmesi, şeker konusunda 'uzman' kuruluşlardan (bunlardan biri de Pankobirlik) yararlanılmasını istiyor. Danışman seçiminin iptal edilmesi, satış sürecinin durdurulmasını söylüyor. Hala, ne Pankobirlik'ten, ne de Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nden (TZOB) 'çıt' yok! Tıpkı Tuzla Tersanelerinde, onarımdaki gemilerin filika testinde 'kum torbası' gibi kullanılan işçilerin ölümü karşısında gösterilen suskunluk gibi! Kum torbası yerine, canlar, işçiler! İnsan hayatı, kum torbasından ucuz! Tuzla'da, bugüne kadar yaşanan ölümlerin de adı 'iş kazası' nasıl olsa! Değil mi? Şeker Fabrikalarının satışını da, kendisi dünyanın en büyük şeker üretici ve tekellerinden olan, çeşitli ülkelerde dünyanın en geniş şeker kamışı, şeker pancarı, şeker mısırı tarlalarının sahibi İngilize verirseniz ne olur? İleride Türkiye'de şekerin 'tadı' kaçar! Adı da'Özelleştirme kazası' olur! Şimdi susan, konuşmayan, Pankobirlik, TZOB o zaman konuşsa ne olur? Geç kalmış, iş işten geçmiş ve 'boş' bir konuşma olur!

Güneş Gazetesi
Duransel Doğan
14 Ağustos 2008